| |
| Zafer Bilgetay ile 3 Mart 2010'da yaptığımız
röportaj... |
| |
| ZAFER
BİZİM OLACAK ! |
| |
|
Teknik Direktörümüz Zafer Bilgetay bizi kırmadı ve göreve geldiği
günden bugüne yapılan en derin röportajını bizlerle verdi.
Ard arda alınan kötü sonuçların ardından sıkıntılı bir
dönemde göreve çağırıldınız ve takımın başına geçtiniz. Zaten çok
uzun yıllardır Altay'la hep iç içesiniz, ancak yeniden teknik direktör
olmak, yeniden A takımı çalıştırmak bu konuda ne düşünüyorsunuz,
neler hissediyorsunuz?
Benim görevden kaçma gibi bir durumum asla olamaz tabi. Bu takımda
senelerce top koşturdum, 35 yıldır bu camianın içindeyim. Yok
hayır ben görevi yapmıyorum demek gibi bi lüksümüz olamaz. Zaten
çocuklar bizim çocuklarımız, altyapıdan yetişen çocuklarımız çoğunlukta
A takımda. Dışarıdan gelen futbolcularımız da hepsi karakterli,
iyi futbolcular. Zaten bu olayda benim A takıma bakış açımı etkiledi.
Çünkü dışarıdan çok oyuncu olduğu zaman, bide bu işi "profesyonelce"
yapan oyuncular çok olduğu zaman işler artık zorlaşıyor tabi.
Ancak buradaki tüm futbolcuların özverisi, insanlığı, kişiliği,
karakteri bizim burada rahat görev yapmamıza sebep oldu.
Sezon başından itibaren alınan sonuçlara bakarsak Altay'ın
bu grafiğini nasıl buluyorsunuz?
Altay, ilk yarıda çok güzel sonuçlara imza attı, bana göre çok
başarılıydı. Ama ikinci yarı, özellikle Türkiye Kupası maçlarının
etkisiyle, hatta onun zararıyla mecburen antrenman planlarında
değişiklikler oldu. Üst üste maçlar oynandı, oynayan oyuncular
dinlendirildi mecburen o zamanda iyi antrenman yapılamadı tabi.
Birde 4-5 tane oyuncumuzun sakatlıkları oldu. Tiago, Molina bu
yüzden daha geç katılabildiler. Musa Sinan sakattı, Burak sakattı,
Kılıç Arslan'ın bir sakatlığı oldu. Ama biz iyi takımız, bu çocuklar
da iyileşti. Artık iki tane eksiğimiz kaldı. Biri defansımızın
en önemli oyuncularından Yiğitcan, bir de Zafer var, gol yollarında
çok etkili bir oyuncu o da. Zafer antrenmanlara başladı, Yiğitcan'da
Nisan'ın başında hazır olarak başlayacaktır diye tahmin ediyoruz.
Onlarında katılımıyla tüm maçlarımıza tam kadro olarak çıkma şansımız
olacak.
Kaos ortamında takımın başına geçtik. Zaten benim gelmem de şöyle
bir şans var; camiayı tanıyoruz, takımımızı tanıyoruz, oyuncularımızı
çok iyi tanıyoruz. Çocuklarda bizi tanıyorlar, hepsi bizim emek
verdiğimiz arkadaşlarımız. Camia tanıyor, biliyor, seviyor bu çok
önemli. Artılarla başladık, inşallah sonunu çok iyi şekilde getirip
süper lige çıkmak istiyoruz. Peki şu an takımın halinden, oynanan futboldan memnun
musunuz?
Eksiklerimiz var elbet, yani tam randımanlı demek zor. Duran toplarda
biraz sıkıntımız oldu şu dönemde. Son dönemde yediğimiz gollerin
çoğu duran toplardan buna önlem almak zorundayız. Ama tempo olarak
her geçen gün yükseliyoruz, disiplinli oynuyoruz bu bizim için çok
önemli bir artı. Hocam sahada herşeyin çok farklı olduğunu biliyoruz.
Ama bizler taraftar gözüyle bakıyoruz. Hemen hemen tüm taraftarlarımız
rahat maç izlemek konusunda biraz sitemkar. Çoğu zaman maça çok
iyi başlıyoruz, oyunu rakip alana yıkıyoruz, baskı kuruyoruz. Golü
de atıyoruz ancak sene başından beri bir türlü maçı kopartacak ikinci
golü bir türlü bulamıyoruz. Bazen şansımızda yaver gitmiyor, çok
net gol pozisyonlarını harcıyoruz. Bunu neye bağlıyorsunuz?
Şimdi tabi ki dışarıdan görüldüğü gibi olmuyor. Yani dışarıdan
bakan insanların psikolojisi ve futbolcunun psikolojisi çok farklı.
Şampiyonlukla ilgili, iyi netice almakla ilgili kaygılar var. Oyuncuların
bu kendi kaygılarını yenmesi tamamıyla tecrübeyle doğru orantılı
bir olay. Genç bir takımız, biraz tecrübe eksikliği var oyuncularımızın.
Ama asla dışarıdan göründüğü kadar kolay değil hiçbir şey. Bu çocuklara
destek vermek, arkalarında olmaz lazım. Yani onlarda ister ikinci
golü atıpta rahatlamayı, ama olmuyor. O zaman da skoru koruma psikolojisine
giriyorlar. Bu da oyunu kendi sahamızda kabul etmemize neden oluyor
ki bu da iyi bir şey değil tabi ki.
Taraftarlarımızı en çok mutlu eden şeylerden biri de takımımız
60. dakikaya 2-0 mağlupta girse biliyoruz ki biz o maçı kazanırız.
Uzatmalara berabere girsek biliyoruz ki maç henüz bitmedi, her an
gol atabiliriz. Bizlerdeki bu inancın oluşmasında futbolcularımızın
yenik duruma düşse bile azimli mücadelesi çok önemli bi etken tabi.
Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Zaten Altaylı olmak çok farklı bir duygu. Bu çocuklar bu duyguyu
yaşıyorlar, yaşatıyorlar. Bizim de en büyük çabamız bu zor şartlarda
en iyisini yapabilmek çabası. Tüm taraftarlarımızın ve tüm oyuncularımızın
çok sabırlı ve çok disiplinli olması gerekir. Netice ne olursa olsun
bu takıma güvenmek lazım, güvenirsek bu işi hallederiz. Bizim takımımız
hiç yenilmeden de sezonu bitirebilir, bu güce sahibiz. İyi konsantre
olduğumuzda ben kolay kolay bu takımın maç kaybedeceğine inanmıyorum.
Hocam uzun yıllar sonra bu hafta sonu yeniden taraftarımızın
karşısına teknik direktörümüz olarak çıkacaksınız. Bu konudaki duygularınızı
paylaşır mısınız?
Bizi senelerce alkışlayan, destek veren, bizim her zaman yanımızda
olan taraftarımızla buluşmak çok güzel bir olay tabi. Özlediğimiz
bir olay. Dediğim gibi Altaylı olmak çok farklı bir duygu. Taraftarlarımızın
içinde bulunduğumuz şartları göz önünde bulundursun, bu çocukların
her zaman arkasında olsun. Onların süper lige çıkacak potansiyelleri
fazlasıyla mevcut, ilk yarı alınan sonuçları da bu çocuklar aldı.
Artık tam olarak kenetlenme vaktidir. İlk iki yolunda diğer rakiplerimize oranla daha avantajlı
bir fikstüre sahibiz. Rakiplerle kendi sahamızda oynayacak olmamız
büyük avantaj. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Fikstür bizim için hiç önemli değil, bizim için fark etmez. Kalan
on maçın onu da çok önemli, içerisi, dışarısı hiç fark etmez. Nitekim
dış sahanın en iyi takımıyız. Kalan on maçın her birine en iyi şekilde
konsantre olup her maçı etap etap düşünüyoruz.
Gelişinizle birlikte bazı oyuncularımızın performansları
çok değişti. Özellikle isim vermek gerekirse Molina, ilk başlarda
sakattı, iyileşti bazı maçlarda kadroya alınmadı. İlk onbirde başladığı
maçta otuzuncu dakikada oyundan alındı. Yada Yüksel'de büyük bir
gelişme var, aynı şekilde Hasan Uğur, ilk geldiğinde oldukça eleştirilmişti
ancak şimdi orta sahanın en çalışkan ismi diyebiliriz. Son maçlarda
performansını iyice katladı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Biz teknik heyet olarak herşeyden önce onlara sevgi ve güven
veriyoruz. Düşünün gencecik bir çocuk taa Arjantin'den gelmiş,
burda zor şartlarda elinden geleni yapmaya çalışıyor. Yardım etmek
lazım, özgüven vermek lazım. Herşeyini paylaşmasını sağlamak lazım.
Biz bunları yapıyoruz. Her futbolcumuza, her çocuğumuza aynı güvenle,
aynı sevgiyle yaklaşıyoruz, hepsine eşit davranıyoruz. Tabi bunu
destekleyen şeylerden biri de alınan neticeler. Son üç maçta alınan
puanlarla da bu iyice perçinlendi. O yüzden her geçen gün takımımızın
form grafiği yükseliyor. Şu an takımımızda 27 futbolcumuz var,
27'sininde her an oynayabilecek durumda olması çok önemli. Zaten
bizimle birlikte bunu hissetmeyen, bunu yaşamayan futbolcuyla
birlikte olma şansımız yok.
Hocam 2014'le ilgili açıklamalarınız taraftarlarımıza
apayrı bir heyecan kattı. Altyapımızla ilgili açıklamalarınız var.
Bizler Altay forması giyen tüm futbolcularımızı bağrımıza bastık
hep, ama altyapıyı gurur kaynağımız olarak, onurumuz olarak gördük,
evlatlarımız dedik, baş tacımız ettik. 100. yılımızla ilgili neler
söyleyeceksiniz?
Ben senelerdir altyapıda çalışıyorum, oyuncularla ilgili çok
iyi deneyimim var. Altay takımı olarak çok oyuncu yetiştirdik.
Türkiye şampiyonalarında ülkenin tüm takımlarıyla karşılaşıyoruz.
Geçen yıl Türkiye şampiyonu olan B Genç takımı 2014'te hepsi 21-22
yaşında oluyorlar. Onların da dışında altyapımızda çok yetenekli
bir sürü oyuncu görebilirsiniz. Bana göre Altay, altyapı alanında
kesinlikle bu ülkenin en büyüğüdür. Eğer İzmir'de yaşıyorsanız
ve çocuğunuz sporla ilgileniyorsa Altay camiası bir okuldur. Eğer
oyuncu yetenekliyse yüzde yüz Altay'ın A takımında oynuyor, bu
kadar net. Söz gelimi Okay, başka camialarda 94 doğumlu olanların
grubunda oynardı, ama bizde A takımda oynuyor. Kendi spor okullarımızdan
başlayan öz evladımız. Tabi bu sadece bizim yaptığımız birşey
değil. Altay kulübündeki bütün teknik adamların ortaklaşa bir
bakış açısıyla ortaya koydukları emeğin sonucu. Her birine ayrıca
teşekkür etmek gerekir.
Altay'da oynamak operaya gitmek gibi birşey. Nasıl operada bağırarak
konuşamazsın, çekirdek çitleyemezsin, orasının belli bir düzeni
vardır. Altay'ın da belli bir düzeni, belli kuralları var. Bir
kere iyi olmak zorundasın. Belli bir kültürün olmak zorunda. Eğer
yoksa zaten barınamazsın.
Altyapıdan gelen Oğulcan var, A2'de çok yetenekli yeni
isimler var. Bunları da yakın zamanda kadroda görcek miyiz?
Oğulcan var, Caner antrenmanlara çıkıyor. Genç takımın stoperleri
çok iyi, Yiğit'le Süleyman. Onun dışında her mevkide çok yetenekleri
isimler mevcut. Yani bizde her türlü oyuncu var. Öyle bir sıkıntımız
yok. Burada Fuat hocaya da teşekkür etmek lazım tabi, Feyyaz hocayla
başladı bu. Feyyaz hoca da Fuat hoca da Altay'ın kültürüne uygun
teknik adamlar. Altyapımızdan önemli isimleri oynattılar. Bu çok
önemli, biz yetiştiriyoruz ama oynatmakta çok önemli. Bu arkadaşlarımız
bu oyuncuları oynatarak Altay'a büyük artılar kazandırdılar.
Son olarak taraftarlarımıza söylemek istediğiniz şeyler
var mı?
Sabırlı olsunlar, sonuna kadar bize destek olsunlar, bizim tek
istediğimiz o.
Değerli vaktini bizimle röportaja ayırdığı için YSKA olarak
Zafer Hocamıza teşekkür ediyoruz.
|
| |
| |
|
|
| |
| |
| |
| |
|
|
 |
|
| ...
ARŞİV ... |
|
|
|
|