|
Altay’ a transferinin başlıca nedeninin Fuat Yaman olduğunu belirten
tecrübeli kaleci Altay’da hedefinin kariyerindeki 5. şampiyonluğa
ulaşmak olduğunu söyledi.
• Kılıç Arslan öncelikle seni biraz tanıyabilir miyiz?
19.03.1977 yılında Rize’de doğdum.1993 yılında Lise tahsilimin
bitmesinin ardından futbola daha fazla zaman ayırmaya başladım.
1998 yılında Ç.Rizespor’da profesyonel oldum. 2002 yılında Ruhan
Hanım ile dünya evine girdik. 2003 yılında Alparslan, 2009 yılında
Destan aramıza katıldı. Ailem hayatımdaki her şeyim diyebilirim.
• Futbola nasıl başladın?
Futbola her zaman yakınlık duydum. Okurken bir yandan da futbol
oynuyordum. Önceleri Veliköy köy takımında amatör olarak futbol
oynuyordum. Okul hayatımın bitmesi ile iyice kendimi futbola vermiş
çeşitli amatör kulüplerde kalecilik yapmaya başlamıştım. 1996 yılında
Ç.Rizespor altyapısında oynamaya başladım. 2 sezon sonunda, o dönemde
Ç.Rizespor’ da yönetici olan Kenan Yelkenci ağabeyimin desteğiyle1998
yılında profesyonel oldum. Rizespor’da 5 yıl forma giydim daha sonra
Zonguldakspor, Ofspor, Pazarspor, Kocaelispor da oynadım. Bu sezon
başında da Altay’a transfer oldum.
• Altay’a transferin nasıl gerçekleşti? Altay’ı tercih
etmenin nedeni neydi?
Altay’a transferimin en önemli nedeni daha önce Ç.Rizespor ve Kocaelispor’da
da birlikte çalıştığım Teknik Direktörümüz Fuat Yaman’dır. Bunun
dışında tabi ki Altay’ın Süper Lig’de en fazla oynayan kulüplerden
biri olması ve mutlak Süper Lig hedefinin olması, 1914 yılında kurulmuş
köklü bir camia olması buraya gelmemde etken oldu.
• Uyum sorunu yaşadın mı?
İzmir insanı çok sıcakkanlı. Altay Spor Kulübü’nde de çalışanından,
futbolcusuna kadar dışarıdan gelen tüm futbolculara karşı inanılmaz
bir sıcaklık ve samimiyet ortamı var. Benim de Profesyonellik anlayışıma
göre herhangi bir uyum sorunu yaşamam mümkün değildi. Buradaki samimi
ortam da buna eklenince herhangi bir uyum sorunum olmadı.
• Takımımızda daha önceki yıllarda aynı takımda oynadığın
futbolcu var mı?
Levent Kartop ve Hasan Uğur ile Kocaelispor’dan takım arkadaşıyız.
• Kariyerinde şampiyonluk var mı?
Ç.Rizespor’da 2, Kocaelispor’da 1 kez 1. Lig Şampiyonluğu ve Pazarspor’da
1 kez 3. Lig şampiyonluğu yaşadım. Bu sezon dört olan şampiyonluk
sayımı beşe çıkaracağım.
• İdmanlar dışında kalan zamanında neler yapıyorsun?
Ailem Rize’de olmasından dolayı 15 günde 1 kez Rize’ye gidiyorum.
Ailem ile geçirdiğim zamanım hayatımın en güzel anları oluyor Altay’da
güzel bir arkadaşlık ortamı var. Saha içinde olduğu gibi saha dışında
da güzel bir ortam yaratmış durumdayız. Hocamızın da geçtiğimiz
günlerde söylemiş olduğu gibi “sevgi takımı” olduk. Birlikte vakit
geçiriyoruz.
• Maçlardan önce yaptığın herhangi bir uğurun var mı?
Müsabaka öncesi sadece dua ederim, uğur saydığım herhangi bir şey
yok.
• 12 yıldır profesyonel Futbolculuk yapıyorsun unutamadığın
bir anın var mı?
Şampiyonluklar unutulmaz olan en güzel anılardır. Onların dışında
geçen sezon Kocaelispor formasıyla Ali Sami Yen’de Galatasaray’ı
5-2 mağlup ettiğimiz maçı unutamam. Annem futbol hayatım boyunca
bana hep ‘Allah sana Ali Sami Yen’de futbol oynamayı nasip etsin’
derdi. Allah bana o statta tarih yazmayı nasip etti. 1 de penaltı
kurtardığım o maç sonu mutluluğumu unutamam.
• Her futbolcunun kariyerinde dönüm noktaları vardır. Senin
kariyerinin dönüm noktaları nelerdir?
Futbol hayatımın en büyük dönüm noktası 98-99 sezonunda Ç.Rizespor’da
forma giyerken takımın teknik direktörlüğüne Rasim Kara’nın gelmesiydi.
O sezon üçüncü kaleciyken tercihini benden yana kullanıp bana forma
vermesi kariyerimdeki birinci dönüm noktasıydı. İkincisi ise Fuat
Yaman’ın beni Kocaelispor’a transfer etmesiyle gerçekleşti. Her
iki kulüpte de şampiyonluklar yaşadım.
• Müsabakalar arasında motivasyon farkı oluyor mu?
Ben genelde soğukkanlıyımdır. Her maçı ciddiye alırım. Ama tabi
ki insan dönüm maçı olarak görülen müsabakalara istem dışı olarak
biraz daha fazla motive oluyor.
• Türkiye Ligleri’nde defansı ve kaleciyi en fazla zorlayan
futbolcu kim?
Hücum hattı olarak bakarsak Galatasaray çok iyi bir ileri uca sahip.
Bireysel olarak düşünürsek Alex diyebilirim.
• Altyapımızdan yetişen iki kalecimizle birlikte çalışıyorsun.
Onlar hakkında düşüncelerin neler?
Altay Altyapısı Türk futboluna kazandırdığı futbolcularla tüm futbolseverlerin
takdirini kazanmış bir altyapı. Benim anlatmama lüzum yok. Uğur
ve Ali Şaşal çok yetenekli. Gerek ben gerek ise Soner onlarla tecrübelerimizi
paylaşıyoruz. İyi yerlere geleceklerine gönülden inanıyorum.
• Genç kaleci adaylarına tavsiyelerin neler?
Önce isteyecekler, sonra çalışacaklar ve son olarak fırsatları
iyi değerlendirecekler. Fırsatları değerlendirmek için de her zaman
hazır olacaklar.
• Bank Asya 1. Ligi’ni değerlendirir misin?
İki yıl önce Kocaelispor ile şampiyonluk yaşadığım sezon ile bu
sezonu kıyaslarsak, o yıl 10 takım şampiyonluk yarışının içerisindeydi.
Bu yıl ise bu sayı 4’ü geçmez. Ciddi bir kalite farkı var. Mücadele
yüksek düzeyde fakat ilerleyen haftalarda zirvede 3-4 takım puan
olarak arka guruptan kopabilir. Bu ligde şampiyonluğa oynayan takımların
3-4 maçlık seriler yakalamaları şampiyonluk adına büyük avantaj
sağlar. Adanaspor müsabakasına kadar yakalamış olduğumuz 3 maçlık
galibiyet serisi bizi bir anda yukarıya taşıdı. İlk yarı sonuna
kadar böyle bir seri daha yakalamamız halinde hedeflediğimiz yolda
büyük yol kat ederiz. Bazı koşulların sağlanması halinde Altay kadro
ve manti kalite olarak ligin favorisidir.
• Nedir bu koşullar?
Şehirler şampiyonluğa giden takımları olduğunda kenetlenirler.
İzmir’de futbola karşı bir yılgınlık gözlemliyorum. Bunda Altay’ın
defalarca Süper Lig’in kapısından dönmesinin etkisi de olabilir.
Kent sanki inancını yitirmiş gibi. Bu sezon ortaya konan futbol
ve alınan sonuçların taraftarımızın bizlere olan inancını artırdığını
görüyorum. İzmir halkı, işadamları ve şehrin ileri gelenleri de
şampiyonluk havasına girmesi gerekiyor. İzmir, bütünleşmesi halinde
Süper Lig’de birden fazla takımla temsil edilme potansiyeline sahip.
‘Neden Süper Lig’de takımımız yok?’ diye sorgulamak yerine ‘ne yapabiliriz?’
diye düşünmeliler ve takımlarını desteklemeliler. Kısacası en önemli
koşul şehrin kenetlenmesi.
• Artılarımız neler?
Hiçbir dış etkenin yıkamayacağı kadar bütünleşmiş olmamız en büyük
artımız. Tecrübeli futbolcular ile genç ve yetenekli futbolcuları
bir araya getiren futbolcu kalitemiz en büyük artımız.
• Taraftarlarımızın iç saha maçları dışında deplasmanlara
da gelerek sizleri desteklemesi performansınızı etkiliyor mu?
Tabi ki itici bir güç oluyorlar. Uzun yol kat ederek bizleri desteklemeye
gelen taraftarlarımızın sahadan üzgün ayrılmaması için daha fazla
mücadele ediyoruz.
• Taraftarlarımızdan isteklerin nelerdir?
Hedefimiz şampiyonluk. Bir takımın şampiyon olabilmesi için en
önemli faktör iç saha maçlarındaki performansıdır. İç sahada yakalanacak
başarının en büyük itici gücü ise taraftarıdır. Onların desteğine,
istediklerimizi sahaya yansıtamadığımız zaman daha fazla ihtiyacımız
var. Yaratacakları atmosfer ile bizleri ateşlemeleri gerekiyor.
Rakibe baskı tribünden başlamalı.
• Kılıç Arslan bu güzel röportaj ve sorularımıza verdiğin
samimi cevaplar için teşekkürler. Röportajın sonunda paylaşmak istediğin
bir şey var mı?
Kaleciler olarak futbolun içindeki yalnız kişileriz. Sevinci ve
hüznü çoğu zaman tek başımıza yaşıyoruz. Hatanın telafisi olmadığı
bir mevkide oynuyoruz. Amacımız sezonu en az hata ile tamamlayarak
hedefe ulaşmak. Bu yolda en büyük görev taraftarımıza düşüyor. Sezon
sonuna kadar bizi kayıtsız desteklesinler. Belirtmiş olduğum şehir
desteğini de arkamıza almamız halinde sezon sonu şampiyon olacağımızdan
kuşkum yok.
|