Altay
Üye Girişi
Yunus'tan Kötü Haber 21 Şubat 2012  
4
Körfez'den Kayıpsız Dönüyoruz 19 Şubat 2012  
3
Peşini Bırakmıyoruz! 17 Şubat 2012  
6
Şike Dosyası -2 17 Şubat 2012  
10
TAKİPÇİSİYİZ 17 Şubat 2012  
46
 
İzmir ayağa kalktı Bugün  
0 Hürriyet  
Altay'da çözüm kulübede Bugün  
0 Yeni Asır  
Ortak karar çıkmadı Bugün  
0 Yeni Asır  
Altay rakibini analiz ediyor Bugün  
0 Yenigün  
Altaylı Muratcan Figo’nun gözdesi Dün  
0 Milliyet  
   
Ne hakla? 21 Şubat 2012  
Yorum 1 Süleyman Alasya  
Efsane Kocaelispor anısı 19 Şubat 2012  
Yorum 2 Aybars Akoğlu  
Cinayet saati 16 Şubat 2012  
Yorum 2 Aybars Akoğlu  
Kim suçlu? 13 Şubat 2012  
Yorum 3 Aybars Akoğlu  
Al'a göre skor 13 Şubat 2012  
Yorum 0 Tayyar Özdemir  
   
Bizden Haberler
Makul Taraftar Olmayacağız! 24 Ocak 2012 19:34  
Egemenlerin normaline karşı anormal olmayı tercih ediyoruz ve endüstriyel futbolun makul taraftarı olmaktansa makul taraftar olmayacağımızı yineliyoruz.

Önce şehirlerimiz, sonra mahallelerimizi, sonra da ruhlarımızı ve oyunlarımızı işgal ettiler.

Onlar için heryer bir cezaeviydi. Kendine benzemeyenleri kapamak için yaptıkları dört duvar ve o duvarlar kimi zaman tuğladan kimi zaman baskılardan kimi zamanda yasalardan oluşurdu.

İktidarlar makulu sever, normali ister... Ve iktidarın istediği birey olmadığın sürece sen anormalsindir; yani suçlu. Herşeyi kendilerine göre tasarlarlar, yasalarla kanunlar koyarlar. Çocukluğumuzun geçtiği mahalleleri kötü bulup kentsel dönüşüm projelerine sokarlar, top oynadığımız yaylaları elektrik santrallerine... İktidarlar için her yer, her ağaç ve her ağacın gölgesi satılabildiği kadar değerlidir. İşte bu nedenle her şeyi endüstriyelleştirirler, her şeyi alınıp satılabilecek hale getirirler. Yaşamlarımızı , zevklerimizi, zamanlarımızı ve oyunlarımızı paraya çevirmek isterler. İşte bu projelerine direnenler (uyum sağlamayanlar) onlar için bastırılması gereken bir unsur, cezalandırılması gereken bir suçludur.

Ve şimdide futbola göz diktiler. Önce medya patronlarını ve kulüp başkanlarını ikna ettiler profesyonel olmaya ve sonra futbolcuları... Şimdi sıra oyunun gerçek sahiplerinde yani bizlerde. Onlar için bizlerde profesyonel olmak zorundayız( yani onların koyduğu kurallara itiraz etmeksizin uymalıyız). Takımımızı desteklerken söylediğimiz besteye karışırlar, açtığımız pankarta ve golden sonra yaktığımız meşaleye... Ne kadar güzel gözükürse gözüksün o güzellik onlar için tehlikeliyse yasaklanmalıdır, engellenmelidir... Yani sevdamız da makulleştirilmelidir.

Stadyumlar ilk defa cezaevine dönüştürülmemiştir aslında; Roma'da gladyatörlerin tutsak alındığı alandı, Şili'de cunta tarafından Victor Jara ve arkadaşlarının katledildiği bir alandı stadyum... Topraklarımızda, 12 Eylül döneminde büyük gözaltı merkezleriydi stadyumlar... Yani iktidarlar bazen açıktan, bazen de fiili uygulamalarla cezaevine dönüştürmüştür bizim bu oyun alanlarımızı. Günümüzde de kendilerine göre suç teşkil eden herkesi yok saydığı ve cezalandırdığı bir baskılama merkezidir stadyumlar.

Evet bir yasa çıkarttılar, “sporda şiddeti ve düzensizliği önleme yasası” dediler adına da. Makul taraftar yaratmak üzerine kurdular ve oluşturdular bu yasayı; ama kendilerinin de zarar gördüğünü anlamaları çok zor olmadı. Bir kere daha iktidarların, muktedirlerin kolay çözümlerle hatalarını düzeltebileceklerini gösterdiler bize... Yasanın kendilerine vuran yerlerini mecliste alelacele çıkarttıkları bir kararla kırptılar ve kendileri temize çıktı; çünkü futbolun sahipleri onlardı. Futbol endüstrisinin patronlarıydılar onlar, tüccarlarıydılar... Bizler ise onlar için sadece satın alanlarız; maç bileti satın alan, forma satın alan ve onlara sonsuz destek olan. Bunları yaptığımız sürece onlar için bir tehlike değil, hatta kar tablolarındaki iştah kabartan verileriz. Ama sesimiz biraz çıktığında, kendimiz olmak isteğimizde düzeltmek için meclise sundukları yasa bize tüm şiddetiyle uygulanmaktadır.

Hal böyleyken; yani futbolun patronlarının kendi çıkarları için birleşip birşeyleri değiştirdikleri gibi biz tribün emekçileri, yani taraftarlar da kendi çıkarlarımız için birşeyleri değiştirmek için güçlerimizi birleştirmeliyiz.

Bizi oyunun dışında bırakmaya çalışırlarken, bizi normalleştirmeye çalışırlarken ve bizi endüstriyel futbolun makul taraftarları yani müşterisi yapmaya çalışırlarken hangi takımın taraftarı olduğumuzun ve sevgimizin renklerinin bir önemi yok. Çünkü onlar renk, arma ve sevda ayrımı yapmıyorlar. Bizim için kutsal olan, onlar için rantsal olmaktadır.

Futbola ve tribünlerimize sahip çıkma kararlılığında olan biz emekten yana taraftar gruplarının tüm baskılara, engellere ve yasaklara karşın son sözü direniş, isyan ve mücadele olacaktır. Hangi tarafta olursak olalım, hangi armaya aşık olursak olalım bizi ve tribünlerimizi tehdit eden her türlü baskı ve yasaklara karşı dayanışma içinde tek vücut olacağımız bilinmelidir.

Bu oyunun ve taraftarı olduğumuz takımların gerçek sahipleri olarak haykırıyoruz; EGEMENLERİN NORMALİNE KARŞI ANORMAL OLMAYI TERCİH EDİYORUZ ve ENDÜSTRİYEL FUTBOLUN MAKUL TARAFTARI OLMAKTANSA MAKUL TARAFTAR OLMAYACAĞIMIZI YİNELİYORUZ.

VARDIK, VARIZ VAROLACAĞIZ !
KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA, YA HEP BERABER YA DA HİÇBİRİMİZ !


İmza Verenler: Altay YSKA,Ya Basta! Viva Göztepe, Beleştepe, Boranlar, Dersimspor, Dev Nurtepeliler, Forza Livorno, Halkın Takımı, Sol Açık FenerbahCHE, ADS Şimşekler, Tek Yumruk.
 



3 yorum 441 tekil okunma
    Bu habere toplam 3 yorum yapılmıştır.
    Yorum yazabilmek ve okuyabilmek için üye girişi yapınız.

  Altay
Kulübümüzün Tüzüğü       Başkanlarımız       Yönetimler       Altay Altyapı Seçmeleri       Altay Logo
Altay YSKA       İlkelerimiz       Projelerimiz       Tribünde Biz       Altay YSKA Pankartlar       YSKA Fanzin       Haber Arşivi       İletişim
Teknik Kadro       Fikstür       Puan Cetveli       Altay Teknik Direktörleri
  Basketbol
      Foto Galeri       Ses Dosyaları       Video Galeri       Altay Kütüphanesi       Spor Oyunları       YSKA Canlı Yayın Ekranı
YÜKSEL Kİ SEN KARARSIN AY
ilaç rehberi ilaç