ilaç rehberi enerji
Altay
       
Üye Girişi
Üst Üste 2. Galibiyet 05 Aralık 2016  
0
Olağanüstü Kongre Yapıldı 05 Aralık 2016  
0
Özlediğim Altay... 28 Kasım 2016  
0
Tribünümüzden Kötü Haber 21 Kasım 2016  
0
Düşüş devam ediyor 13 Kasım 2016  
0
 
Altay 9 Günde Telafi Edecek 25 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Hedefim 3. Şampiyonluk 25 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Güven geri geldi devamı da gelsin 24 Ekim 2016  
0 Murat Arabacı  
3 Puan Özlemi Sonlandı 24 Ekim 2016  
0 Hürriyet  
Atakan Mucizesi 24 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Altay Galibiyeti Unuttu 17 Ekim 2016  
0 Sabah  
Altay'da Kan Kaybı Sürüyor 17 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Altay'da Turmuş Devri 12 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Altay Büyük Fırsat Tepti 18 Ocak 2016  
0 Yeni Asır  
Altay'ın İstanbul Kabusu 14 Ocak 2016  
0 Amk  
   
Bizden Haberler

350 Bin Liralık Vurgun İddiası ve Cevabı

04 Şubat 2010 19:11  
Bu haberler, Haber Türk, egedensonsoz.com ve Yenigün gazetelerinden alınmıştır.

19 OCAK 2010 HABER TÜRK ve 21 OCAK 2010 EGEDEN SONSOZ

Gazetelere, '350 bin lira gitti, proje de bitti', 'Altay'a arsa darbesi' başlığı altında, Sarnıç Belediyesi'nden kiralanmış gibi sunulan tesisin aslında belediyenin taşeronu Abdurrahim Yıldız'dan hukuki zeminden yoksun şekilde kiralandığı ortaya çıktı. Olayın perde arkasında Eski Başkan Melih Tunç Tandoğan'ın sahte imzalı sözleşmeye dayanılarak aldığı 350 bin TL'lik temlik (alacak belgesi) çıktı.

Nüvit Tokdemir-Yalçın Küçükdamar/Egedesonsöz-

Altay Camiası'nı sarsan iddia Eski Başkan Tandoğan'ın tesis için ödediği iddia edilen 350 bin TL'yi ödemediği, geçersiz, sahte imzalı belge ile ödenmiş gibi gösterip, görevden ayrılırken yönetim kurulundaki aralarında Mevcut Başkan Niyazi Konuşmaz'ın da bulunduğu 5 yöneticiye temlik belgesi imzalatarak, ödemediği parayı kulüpten istediği yönünde...



Altay Divan Kurulu'nun söz konusu arazinin alımı sürecini de kapsayan geniş bir Tandoğan soruşturmasını ele geçiren www.egedesonsoz.com , Divan Kurulu Başkanı Erdoğan Tözge tarafından Altay Denetleme Kurulu'na havale edilen dosyadaki ilginç bilgilere ulaştı.




Altay Spor Kulübü'nün bizzat başkanı tarafından zarara uğratıldığı iddia edilen soruşturma dosyasında çarpıcı bilgiler, önemli iddialar peş peşe sıralanıyor.

İŞTE EGEDESONSOZ.COM'UN ULAŞTIĞI TANDOĞAN DOSYASINDAN ÇARPICI İDDİALAR:



VARAN 1: SARNIÇ TESİSİ HUKUKSUZ KİRALANDI
Ele geçirdiğimiz soruşturma dosyasındaki iddialardan en önemlisi Gaziemir Sarnıç'ta kiralanan 152 dönümlük arazinin kiralanmasında yaşanan hukuksuzluklar. Eski Başkan Melih Tunç Tandoğan tarafından 2009 Ocak ayında kamuoyuna açıklanan tesis projesinde 6 nizami ve 2 küçük çim sahanın yanı sıra spor salonu, futbol akademisi, kamp merkezi, ampute futbol sahası, rehabilitasyon ve kondisyon merkezi, idari binalar, soyunma odaları, kros parkuru ve binicilik tesisi bulunuyordu. Sahalara Eski Federasyon Başkanı Merhum Hasan Doğan ve Altay Divan Kurulu Eski Başkanı Esin Özgener'in isimlerinin verileceği de açıklanmıştı. Ancak tesis önce belediye tarafından üçüncü kişiye ardından üçüncü kişi tarafından Altay'a kiralanırken yapılan tüm işlemler hukuksuz yapıldı. Belediyenin tesisi üçüncü kişiye devretme hakkı olmamasına rağmen iki devir birden hem de kamuoyunun gözü önünde yapıldı.

YANITI ARANAN SORULAR:

1-TESİS NASIL VE KİMDEN KİRALANDI?

*Söz konusu arazinin mülkiyeti Orman Bakanlığı'na ait. Tesisi ilk olarak dönemin Sarnıç Belediye Başkanı AKP'li İsmail Acar kiralıyor. Belediye, araziyi 27.09.2007 tarihinde 7 yıllığına 140 bin TL'ye kiraladı. Belediye alanı mesire yeri olarak kullanmak üzere kiraladı.



*Altay'ın karnını ağrıtan 152 dönüm arazi içindeki 79 dönümlük boş parsel AKP'li Belde Belediye Başkanı tarafından Orman Bakanlığı'ndan kiralandıktan 5 ay sonra 13.02.2008'de Abdurrahim Yıldız isimli şahsa kiralandı. Kiralama işlemi için belediye meclisinden de yetki alındı. Yıldız'ın AKP'li Başkan İsmail Acar'ın şoförünün oğlu olduğu iddia ediliyor. Kiralama bedeli yıllık 8 bin 500 TL.

*Ve aynı tesis, sadece 3 ay sonra AKP'li Başkan İsmail Acar'ın kiraladığı Ardurrahim Yıldız'dan Altay Spor Kulübü'ne kiralanıyor. 7 yıllığına kiralanan tesis için Abdurrahim Yıldız isimli kişi ile sözleşme imzalayan dönemin Altay Başkanı Melih Tunç Tandoğan, yıllık 12. 500 TL kira ödemeyi taahhüt ediyor.
Yapılan incelemede Tandoğan'ın Sarnıç Belediyesi ve Sarnıç Güzelleştirme Derneği ile de ayrı ayrı 10 bin TL'lik bir yıllık kira sözleşmesi yaptığı anlaşıldı.
Altay Spor Kulübü'nün 350 bin TL'sini buharlaştıran tesisteki ilk hukuksuzluk, Sarnıç Belediyesi'nin Orman Bakanlığı ile yaptığı sözleşmenin kesin hükmüne rağmen tesisi üçüncü şahsa devretmesiyle başlıyor.
AKP'li Başkan İsmail Acar, 79 dönümlük alanı Abdurrahim Yıldız isimli kişiye kiralarken, Orman Bakanlığı ile yaptığı sözleşmenin 5. sayfasında L bendi olarak yazılan "Tesisin tamamı bir başkasına devredilemez" maddesine aykırı davranıyor.

Altay Spor Kulübü Başkanı Melih Tandoğan ise tesise ilişkin yönetim kurulu kararını Sarnıç Belediyesi'nin tesisi Yıldız'a devrinden de önce bir tarihe alarak, hukuksuzluğa bilinçli olarak göz yumuyor, ortak oluyor. İzmir'in en prestijli spor kulüplerinden biri olan Altay'a belediyenin taşeronundan kiraladığı tesisle 350 bin liralık zarar verecek süreci başlatmış oluyor. Altay Divan Kurulu, hukukçulara inceletilmeden yapılan kiralama sözleşmelerinin yanlışlığına dikkat çekerek, tesisin kiralanma sürecindeki tüm yanlışları gözler önüne seriyor.

VE 350 BİN TL'LİK SAHTE İMZA İDDİASI

Tandoğan yönetiminin altına imza attığı sözleşme ve Gaziemir Sarnıç'taki 152 dönümlük tesis alanına ilişkin en önemli iddia da Abdurrahim Yıldız'la yapılan ek protokolle ortaya çıkıyor. Belediye Başkanı Acar'ın şoförünün oğlu olduğu iddia edilen Yıldız, belediyeden yıllık 8 bin liraya kiraladığı tesisi hiç çalıştırmadan, üç ay gibi kısa bir süre sonra Altay Spor Kulübü'ne kiralıyor. Bu sözleşmeden kar eden Yıldız'la ikinci bir sözleşmenin yapıldığı, 350 bin TL'nin de "Ek protokol" olarak imzalanan o sözleşmeden sonra verildiği Divan Kurulu'nun Denetleme Kurulu'na yaptırdığı inceleme sonrasında ortaya çıkıyor.
Başkan Melih Tunç Tandoğan, Sarnıç'ta belediyenin alt kiracısından kiraladığı tesis için imzaladığı "ek protokolü" göstererek, görevden ayrılmadan hemen önce kendisiyle birlikte 6 yöneticinin imzasıyla kulüpten temlik alıyor.

Ancak Divan Kurulu�nun hazırladığı raporda Tandoğan�ın tek imza ile imzaladığı protokolün sahte olduğuna vurgu yapılıyor. Protokolün altında imzası bulunan Abdurrahim Yıldız�la yapılan resmi sözleşmedeki imza ile ek protokoldeki imzanın yapılan inceleme sonrasında aynı kişiden çıkmadığı iddia edilen raporda, �Dava açılması halinde imza sahte olduğu için sonuç alınamayacaktır� deniliyor.



İŞTE O SAHTE İMZA
Ek Protokolle Altay Kulübü�nün kasasından çıktığı iddia edilen 350 bin TL�nin aslında hiç çıkmamış olabileceği, çünkü sahte imzanın yanı sıra tarih, noter tasdiki bile olmayan ek protokolün Başkan Tandoğan tarafından düzenlenmiş, basit bir evrak olduğu iddia ediliyor. Tandoğan�ın sözlü savunmasında parayı birilerine açıktan ödediğini söylediği de belirtilen Altay Divan Kurulu raporunda, �Ana sözleşmede yer almayan bu miktar, ek protokolle karara bağlanmıştır. Ancak ana sözleşmedeki Abdurrahim Yıldız imzası ile ek protokoldeki Abdurrahim Yıldız imzası birbirini tutmamaktadır. Söz konusu alanın Gaziemir Belediyesi�ne devredildiği, açılacak davanın imzaların tutmaması nedeniyle kaybedileceği, kazanılsa bile eski başkanın makam şoförünün babası olduğu söylenen ilgiliden bu miktarın tahsil edilmesinin güç olduğu ortadadır� deniliyor.

Söz konusu 350 bin liraya ilişkin Altay Kulübü�nün defterlerinde ya da kasasında hiçbir harcama belgesi olmadığına da dikkat çekilen Divan Kurulu raporunda, �Ek protokolde noter tasdiki, tarih gibi önemli eksikler var. İmzalar sahte. Öte yandan hukuksuz bir kiralama işlemi Altay gibi büyük bir kulübe nasıl yaptırıldı?� denilerek Gaziemir Sarnıç�taki 152 dönümlük tesisin tüm sorumlusunun Eski Başkan Melih Tandoğan olduğu vurgulanıyor.
Tandoğan�ın tartışma yaratan, soruşturma başlatılan hukuksuz sözleşme, sahte imza, sahte sözleşme ile görevden ayrılırken yönetim kurulu üyelerinden 5�inin imzasıyla ödenmemiş olma ihtimali bulunan bu parayı kulüpten almak için de işlem yaptığı belirtilen raporda, �Paranın ödendiğine dair hiçbir kayıt yok. Sözleşme sahte. İmzasız ve noter onaysız� deniliyor. Eski Başkan Tandoğan�ın giderayak sahte imzalı sözleşmeye dayanarak kendi adına Altay Kulübü�nden 350 bin TL�lik temlik (alacak belgesi) aldığı belirtilen raporda, mevcut Başkan Niyazi Konuşmaz, Yöneticiler Arslan Savaşan, Ömer Aydın, Yaşar Ötnü, Nafiz Dede, Umut Köroğlu gibi isimlerin belgeyi imzaladığı, Aydın Alan, Haluk Güler, Berkay Ezkinazi, Alber Davla, Hüsamettin Ender gibi yöneticilerin de temlik belgesini imzalamayı reddettikleri belirtiliyor.

Altay Divan Kurulu ve Denetleme Kurulu, Eski Başkan Tandoğan�dan hukuki zeminden yoksun temlik belgesini geri istediği, belgenin verilmemesi halinde Tandoğan�la hukuk zemininde hesaplaşmaya hazırlanıldığı öğrenildi.

4 ŞUBAT 2010 YENİGÜN

MELİH TUNÇ TANDOĞAN'IN İDDİALARA CEVABI

Bugün Yenigün Gazetesi'nde çıkan haberde Melih Tunç Tandoğan hakkında çıkan dedikodularla ilgili konuştu. Geçmiş dönem başkanlarına hayli kızgın olan ve onlara da sorular yöneten Tandoğan önemli sorulara imza attı.


Derin yapı

Altay�da bugüne kadar seçilmiş yönetime rağmen, kulübü yönetmek isteyen güçler vardı. Benim dönemimle birlikte bu güçlerle mücadele başladı. Bu güçler yönetimleri kendi istekleri doğrultusunda köşeye sıkıştırmak için her türlü yöntemi kullanıyor. Kışkırtma, dedikodu, yalan belge sızdırma yöntemleri kullanıyor. Bu konuda bazı basın mensuplarını da ne yazık ki kullanılıyor. Kulüpte yetkili organlar vardır. Ben de bu kurullara başvurdum. Doğru mekanizma budur.


Habersiz denetim

Bir kulüp yöneticisinin, kendi şirket denetçisine kulübü denetleme yaptırması ne derece doğrudur? Yönetimin haberi olmadan bir yönetim kurulu ve Divan Kurulu üyesinin
kendi şirketinden getirdiği bir uzmana kulüp hesaplarını denetlettirmesi ne kadar doğrudur? Yönetimin haberi olmadan yaptırılan bu denetim sonucu, kulüpte olması gereken belgeleri kulüp dışına kimler çıkardı? Bu kulübün seçilmiş bir denetim kurulu var ve hem yetkili, hem de sorumlu.


Bu nasıl vurgun?

Ama denetleyiciler de gördüler ki; Melih Tandoğan�a Altay bir kuruş ödemiş değil. Tandoğan tüm personeli bir gün bile maaşsız bırakmadı. Vergi ödemelerinin taksitlendirilmesinde, Nafiz Zorlu taahhüt ettiği halde ödemediği Ağustos 2008, Mayıs, Haziran 2009 taksitleri bizim dönemimizde ödendi. Yaklaşık 225 milyar kendi borcumuz yerine eski borçlara ödendi. Benim dönemimde kulübü teslim aldığımızdaki borç miktarını artırmadık. Bana ne ödendiyse söylesinler. �vurgun� diye haber yapıyorlar. Ödemeyi ben yapıp, alacaklı ben olurken bu iş nasıl vurgun olabilir?


Ne kadar bağış

Ben Altay Kulübüne bağış yaptım. Başkanlığı bıraktıktan sonra da desteğimi sürdürdüm. Kendi firmamdan doğal taş, mermer ve inşaat malzemeleriyle VİP tribünü ve tesislerin diğer bölümlerinde kullanılan malzemeleri verdim. Faturasını kestim ama parasını almadım. Sadece KDV�sini aldım diye kıyamet koptu. Ben o faturadan 200 milyar vergi ödedim. Şimdi diyorum ki; ben o parayı da bağışlarım. Ama alacağı olanlar temlik koyduranlar da bağışlasın görelim. Döneminde hem kulübü borca sokan hem alacaklı durumda görünen yöneticileri herkes bilsin.


Sarnıç Projesi

Anladığım kadarıyla bu projeden korktular. Çünkü orada birbirinden bağımsız üç tane arazi var. Ve üç ayrı proje yapılabilir. Belediye Orman Genel Müdürlüğü�nden almış ve birini alt kiracıya devretmiş. Biz o kiracıdan ek protokolle aldık. Şu anda araziler hala Altay�ın üzerinde. 350 milyar ödeme yapıldı. 240 dönüm arazi Altay�ın kiraladığı alan olarak görülüyor. Üstelik seçim yapıldığı ve belediye başkanı değiştiği halde hala Altay�ın üzerinde. Ve bu arazilerin sözleşmesini de Av. Namık Marmara hazırladı.


Alacağımdan sildim

Denetim Kurulu Başkanı Mehmet Kutlay�la yaptığımız görüşme sonucu, �Alacağından arazi bedelini düş, sana devredelim� önerisi üzerine yönetimi başvurup alacağımdan 350 milyar lirayı sildim. Ancak sanki kıyamet kopmuş gibi davrananların asıl amaçlarını ortaya çıkarmak için Divan Başkanı Erdoğan Tözge�ye mektup yazdım. Çünkü amaçları, alacağı olanın kafasını koparmak sonra da kulübü istedikleri gibi yönetmek.


On yıllık vergi borcu

Tözge�ye sorduğum sorulardan biri buydu. Kulübün on yıllık veri borcu ne kadardır. Hangi başkan ne kadar borç almış ve ne kadar bırakmıştır. Şimdi ortaya çıkıp, �17 trilyon borç var� demek kolay. Ve Konuşmaz yönetimini suçlamak kolay. Devlete yatırılmayan bu paralan hangi harcamalarda kullanılmıştır.


Alacaklarımızı silmemizi istediler

Kongre öncesinde Divan kurulu bizden alacaklarımızı silmemizi istedi. Bu nasıl mantıktır anlayamadım. Kulübü borca sokan yöneticiler alacaklarına temlik koyuyor. Ben hiçbir borca sokmadım. Benden temliği kaldırmam isteniyor. Olacak şey mi bu? Kulübü borca sonaknların temliği hala sürüyor. Ben de herkesin alacağını silmesi halinde kendi alacaklarımdan vazgeçeceğimi açıkladım. Bu konuda hala aynı düşüncedeyim.


Kulübü düşürmenin bedeli

En önemlisi kulübü bir alt lige düşürmenin maliyeti nedir? Temlik koyduğu halde bu temliği alamayan yönetici var mıdır? Takımın on yıldır yaşadığı sıkıntılarda o dönemin başkan ve yöneticilerinin hiç günahı yok. Ama Tandoğan ve Konuşmaz yönetimi her türlü günahın sorumlusu. Buna kargalar bile güler.


Yönetime sorular

Altay Yönetim ve Denetim Kurulu�na noter aracılığıyla gönderdiğim 23 soruda benim borç alacak durumum. Kulübü kimlerin borca soktuğu, kimseye haber vermeden yapılan denetimler, kulübe ait bilgi ve belgelerin kulüp dışına çıkarılması gibi soruların resmen yanıtlanmasını istedim. Bu yanıtları aldığım zaman da komu oyula paylaşacağım. Artık herkesin gerçekleri öğrenmesi gerek.


Yetkisizlik yetkisi

Asıl olan genel kurulda seçilmiş yönetimin yetkisi olduğudur. Ancak, sanki yönetimin dışında Altay�ı yöneten gizli güçlerin huzursuz olduğu ve kulübü herkese teslim etmemek gibi bir kaygı taşıdıkları görülüyor. Kongrede bu yaşandı. 25 beyaz oy verenler, medyada farklı zamanlarda farklı görüşler dile getirdi. UEFA kriterlerine göre, kulübün tek yetkili organı Yönetim Kuruludur. Her türlü sorumluluk ve karar alma yetkisi olan bir kurulu dışarıdan baskılarla yönetme sevdası ve bu sevda gerçekleşmezse her türlü kışkırtma, yalan ve dolanın karıştırıldığı bir ortam. Hayır Altay artık böyle yönetilemez. Bu sürtüşme, Altay�ı dışarıdan yönetmek isteyenlerle, kuralları hayata geçirmek isteyenlerin sürtüşmesi. O zaman sorulara doğru yanıt versinler ve belgelerini açıklasınlar. Ben son on yılda kulübü alığından daha az borçla bırakan başkanım. Kendi dönemimde borç yapmadım. Eski borçları ödedim.



 



9 yorum 2710 tekil okunma
    Bu habere toplam 9 yorum yapılmıştır.
    Yorum yazabilmek ve okuyabilmek için üye girişi yapınız.