ilaç rehberi enerji
Altay
       
Üye Girişi
Üst Üste 2. Galibiyet 05 Aralık 2016  
0
Olağanüstü Kongre Yapıldı 05 Aralık 2016  
0
Özlediğim Altay... 28 Kasım 2016  
0
Tribünümüzden Kötü Haber 21 Kasım 2016  
0
Düşüş devam ediyor 13 Kasım 2016  
0
 
Altay 9 Günde Telafi Edecek 25 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Hedefim 3. Şampiyonluk 25 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Güven geri geldi devamı da gelsin 24 Ekim 2016  
0 Murat Arabacı  
3 Puan Özlemi Sonlandı 24 Ekim 2016  
0 Hürriyet  
Atakan Mucizesi 24 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Altay Galibiyeti Unuttu 17 Ekim 2016  
0 Sabah  
Altay'da Kan Kaybı Sürüyor 17 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Altay'da Turmuş Devri 12 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Altay Büyük Fırsat Tepti 18 Ocak 2016  
0 Yeni Asır  
Altay'ın İstanbul Kabusu 14 Ocak 2016  
0 Amk  
   
Bizden Haberler

Taraftar Hikayeleri: Ahmet Hatipoğlu

08 Ocak 2014 00:40  
22 yıldır aralıksız maçlara gelen Ahmet Hatipoğlu ile birlikteyiz.

Ahmet bey, bize kendinizi kısaca tanıtır mısınız?

Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesinde öğretim elemanıyım, yaşım 35. İzmir’de doğdum, Alsancak ortaokulu, Atatürk Lisesi ve Ege Üniversitesi, bu şekilde bir eğitim hayatı bana 22 yıldır aralıksız Altay maçlarına gitme imkanı verdi.

Nasıl Altaylı oldunuz?

Mahallede top oynarken her çocuk kendine bir takım seçerdi, ben ise İstanbul’un büyük takımlarını seçmek için diğer çocuklar gibi kavga etmek yerine, “Ben Altay olacağım” derdim ve bu hiç de zor olmazdı.
O zamanlar yaşım 11, kardeşim 7 yaşında, İzmir’de Ocak ayının sonlarıydı, Altay-Fenerbahçe maçı vardı. Babam çalışıyordu, kardeşim ben ve annem Atatürk Stadında kapalı tribünde yerimiz aldık, Fenerbahçe tribünündeydik, aslında bu bir taraftarlık değil bir maça gitme isteğinin sonucuydu, belki de etrafın, büyüklerin bu çocuk da “Fenerbahçeli olsun” planının bir parçasıydı, ama her şey planlandığı gibi olmuyordu bu hayatta.
80 dk maçta gol yoktu, Turhan’ın golüyle Fenerbahçe öne geçmiş, önümüzde oturan sonradan İstanbul’dan maça geldiğini öğrendiğimiz 2 kişiden biri beni sevinçle kucağına almıştı. Ancak ben aynı duyguları yaşamıyordum, tamamen bir hüzün çökmüştü üstüme, sonra bir gol daha ve sonra Rıdvan’ın unutulmaz o golü… İçim sıkılmıştı beni mutsuz eden bir şeyler vardı..Aramızda sadece 5-10 metre polis barikatı olan Altay taraftarının yaptığı tezahüratları dinliyordum, orda olmam gerektiğini hissediyor ama bir taraftan da korkuyordum, Tribünü destekleyen büyük ikili demir ayakların iç kısmına yerleştirmişti annem kardeşim ve beni, böylece atılan metal paralardan korunabiliyorduk..
Maç bitti, evimize gittik ve o günden sonra her hafta Altay’ın maçlarını takip etmeye başladım. Matematik defterimin arkasına fikstürü yazıp, skorları yazıyordum, o yılı averajla kümede kalarak bitiriyordu Altay ve ben büyük bir puan farkıyla Altay’lı oluyordum.
1992 yılında gitmeye başlamıştım maçlara ve o tarihten bugüne dek İzmir’de en fazla 3-4 maç kaçırmışımdır, mecburi sebeplerden dolayı. Bunlardan bir tanesi ise kaçırdığıma en çok üzüldüğüm maçtır. 94-95 sezonuydu, maç cumartesi günüydü ve ertesi gün ÖSS sınavı vardı. Annem kesinlikle maça gitmemem gerektiğini söylemişti, babam ise bir şekilde gideceğimi düşünüyor ve çok da üstelemiyordu. Nedense o gün “bir kere de anne sözü dinle” demiştim kendi kendime, kahveye gidip maçı seyrettim. Ve 1-1 giden maçta 89’da Tahir’in topun gelişine ceza sahası köşesinden müthiş sol ayak vuruşuyla top ağlarla buluştu, o anda tribünde olamamak çok kötü bir duyguydu, o maçı 2-1 kazandık ve unutamadığım bir maç olarak yer aldı tarihte. Bunun yanında Ankara ve İstanbul’da playoff larda yaşadığım o duyguları unutamıyorum, o muhteşem taraftar o ne büyük bir hüzün…

Altay sizin için ne anlam ifade ediyor?

Altay adı ve sevgisi benim için her zaman bir saygınlık ve bir gelenek anlamı taşımıştır. Kendi değerleri olan ve kendi kendine yetebilen bir kulüp olduğunu düşünmüşümdür. İzmirli isen İzmirlisindir demenin kısa yolu olmuştur, Alsancak olmuştur, medeniyet olmuştur, Alsancak stadı demektir Altay, BÜYÜK kelimesinin arkasından gelebilecek tek spor kulübü demektir.

Sizce Altay nasıl kurtulur?

ALTAY hepimizin görmek istediği yerlerde yer alacaksa bu kısa vadeli bir planla olmaz, yıllar sürecek bir plan yapılmalıdır, altyapı fabrika gibi işlemeli zamanla takım ruhu ve Altay bilinci kulubün her bireyine işlemelidir. Süreklilik olmalıdır ve içimden adımıza bir ön ek vs. eklenmesi gelmese de bir sponsor bulunmalıdır. Ayrıca kanımca en büyük sorun tribündür, takımla bu kadar içiçe bir stada sahipken 15m uzaklıktan topçuya küfür edip bela okumak vs. gibi hareketler kesinlikle kabul edilemez, bu tribünler stres atıp ona buna küfür yağdırma yeri değildir, olmamalıdır, bu durum muhakkak engellenmelidir, taraftar; taraftarlığın ne olduğu konusunda bilinçlendirilmelidir, Çünkü burası Alsancak, burası Büyük Altay...

Saygılarımla

YSKA olarak Ahmet beye teşekkür eder, Altay gibi nice şanlı şerefli yıllar dileriz.


Taraftar Hikayeleri Serisi:
Ahmet Hatipoğlu
Serkan Dinçtütüncü
Ünal Nişli

Kendi hikayelerini anlatmak isteyen taraftarlarımız aşağıdaki soruları cevaplayarak yska35@gmail.com adresine e-mail olarak gönderebilirler. Gelen cevaplar sıraya konularak sitemizde yayınlanacaktır.

1) Kendinizi kısaca tanıtır mısınız?
2) Nasıl Altaylı oldunuz?
3) Altay'la ilgili güzel anılarınız, unutamadığınız futbolcu veya maçlar hangileri?
4) Altay sizin için ne ifade ediyor?
5) Altay nasıl kurtulur? (Bu soru isteğe bağlı)
 



4 yorum 1822 tekil okunma
    Bu habere toplam 4 yorum yapılmıştır.
    Yorum yazabilmek ve okuyabilmek için üye girişi yapınız.