ilaç rehberi enerji
Altay
       
Üye Girişi
Üst Üste 2. Galibiyet 05 Aralık 2016  
0
Olağanüstü Kongre Yapıldı 05 Aralık 2016  
0
Özlediğim Altay... 28 Kasım 2016  
0
Tribünümüzden Kötü Haber 21 Kasım 2016  
0
Düşüş devam ediyor 13 Kasım 2016  
0
 
Altay 9 Günde Telafi Edecek 25 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Hedefim 3. Şampiyonluk 25 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Güven geri geldi devamı da gelsin 24 Ekim 2016  
0 Murat Arabacı  
3 Puan Özlemi Sonlandı 24 Ekim 2016  
0 Hürriyet  
Atakan Mucizesi 24 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Altay Galibiyeti Unuttu 17 Ekim 2016  
0 Sabah  
Altay'da Kan Kaybı Sürüyor 17 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Altay'da Turmuş Devri 12 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Altay Büyük Fırsat Tepti 18 Ocak 2016  
0 Yeni Asır  
Altay'ın İstanbul Kabusu 14 Ocak 2016  
0 Amk  
   
Bizden Haberler

O bir Altay aşığı

13 Ocak 2014 18:50  
Altay'ın yaşayan efsanesi Ayfer Elmastaşoğlu, takımın 100. yılındaki durumuna üzüldüğünü belirterek başarılı olmanın yolunu Altay sevgisi ile hareket etmek olduğunu ifade etti.

Altay'ın yaşayan efsanesi Ayfer Elmastaşoğlu, takımın 100. yılındaki durumuna üzüldüğünü belirterek başarılı olmanın yolunu Altay sevgisi ile hareket etmek olduğunu ifade etti

Altay'ın 100. yıl kutlamaları 2014 yılına girilmesi itibariyle başladı. Taraftarların siyah beyazlı kulübün eski futbolcularından Ayfer Elmastaşoğlu'nun adını vererek kurmayı planladıkları kütüphanenin hazırlıkları sürerken efsane isme sizler için ulaştık. Günümüzde Urla'da yaşamını sürdüren Elmastaşoğlu, Yenigün'e gerçekleştirdiği ziyarette geçmişe ve günümüze dair ilginç ve güzel anekdotlar paylaştı.

Kütüphane çok duygulandırdı

Altay'ın kültür seviyesinin oldukça derin ve engin bir zenginliğe sahip olduğunu ve bu bağlamda taraftarlarca kurulacak kütüphaneye isminin verilecek olmasının kendisini çok mutlu ettiğini ve duygulandırdığını kaydeden Elmastaşoğlu, “Bizler futbol oynarken günümüzdekinden çok daha kültürlü bir futbol taraftar ve futbolcu profili mevcuttu. Günümüzde ise gençlerin ziyarete gelerek böylesine bir proje ile ilgili olarak taleplerini iletmeleri çok ince bir davranış olarak beni duygulandırdı. Ne yazık ki eski isimlere olan saygı ve ahde vefa günümüzde gençler arasında pek mevcut değil. Türkiye'de bir ilke imza atarak eski futbolcusuna verilecek bir kütüphane kurulması benim adıma son derece gurur verici bir duygudur. Açılışa bizzat katılarak bu büyük heyecanı yaşayacağım” diye konuştu.

“Umarım ders çıkarılır”

Bu sezon 100.yılını kutlayan Altay'ın içinde bulunduğu durumun son derece üzücü olduğunu belirten efsane futbolcu, kulübün ikinci yüzyılı için gerekli önlemleri alması gerektiği görüşünde. Altay'ın hak ettiği yerin Süper Lig olduğunu belirten Elmastaşoğlu, “Altay çok büyük bir kulüp ve camia. Türk futbol liglerinde verdiği mücadele ile yetiştirdiği oyuncular ve mazisi unutulmaz bir yere sahiptir. Altay ile doğmuş, Altay forması dışında bir forma giymemiş birisi olarak Altaylı olarak öleceğim. Ne yazıktır ki bugün camia kötü günler yaşamakta. Umuyorum ki kulübün ikinci yüzyılına gereken büyüklüğün ve sıkıntıların çözümünün reçetelerini ilk yüzyıldaki başarılarından dersler çıkarılarak tasarlarlar. Altay'ın içinde bulunduğu yitiklikten kurtulması ve silkelenmesi için özüne, damarlarındaki kana sarılarak iyi bir ivme kazanması lazım. Altay'ı güzel günlere taşıyacak olanlar ise yöneticilerdir. Geçmişimize bakarak nasıl başarılı olabileceğimizin donelerini bulabilirler” dedi.

İki cümle ile şampiyon

Elmastaşoğlu, Altay'ın başarılı olmasındaki en önemli faktörün Altay sevgisi olduğunu ifade ederek bu konu hakkında şu örneği verdi: “Biz Altay sevgisi ile oynardık. 1983 senesinde takım tarihinde ilk kez küme düştüğünde kötü günler geçirmiştik. Kulüp yönetiminin içinde bulunduğu durum mali açıdan son derece zordu. Ben de bunu görerek teknik direktörlüğü yaptığım takımın soyunma odasına girdim ve 'Arkadaşlar şartlarımız ortada, paramız yok, gitmek isteyen varsa işte kapı orada, isteyen şimdi gitsin' dedim. Kimse o gün soyunma odasından dışarı çıkmadı ve o takımı şampiyon yaptık. Bizim dönemimizde saygı ve sevgi çok ön plandaydı. Bir futbolcu 8-10 yıl o kulübün formasını giyer özdeşleşirdi, parası olsun olmasın o kulübü yüzüstü bırakmazdı. Günümüzde her yıl farklı kulüplere giden futbolcuları görmekteyim”

Efsane finali unutamıyor

Elmastaşoğlu, siyah beyazlıların ilk kez Türkiye Kupası'ın kazandığı ve kendisinin de forma giydiği Göztepe maçını unutamadığını kaydederek, “Kalede Varol. 1966-67 sezonu olması gerek. Alsancak Stadyumu tıklım tıklım dolu. Maçta hakem Alman Walter Eschweiler idi. Karşılaşmada Göztepe 2-0 öne geçerek bizim için sıkıntılı bir skora taşımıştı maçı. Biz maçı bırakmadık ve maçı 2-2'ye getirdik. Beraberlikten sonra maç uzadı ve uzatmalarda da çok goller kaçırdık. Penaltılar yoktu o yıllarda. Hakem kura atışı için birer kişi çağırdı. Göztepe kura atışına Nihat'ın şansından dolayı gitmesini istedi, bizden ise Aydın gitti. Kura atışından sonra kupayı biz kazandık ve büyük bir sevinç yaşadık” sözleriyle o anı tekrar yaşattı.

Kaynak: Yenigün
 



1 yorum 927 tekil okunma
    Bu habere toplam 1 yorum yapılmıştır.
    Yorum yazabilmek ve okuyabilmek için üye girişi yapınız.