ilaç rehberi enerji
Altay
       
Üye Girişi
Üst Üste 2. Galibiyet 05 Aralık 2016  
0
Olağanüstü Kongre Yapıldı 05 Aralık 2016  
0
Özlediğim Altay... 28 Kasım 2016  
0
Tribünümüzden Kötü Haber 21 Kasım 2016  
0
Düşüş devam ediyor 13 Kasım 2016  
0
 
Altay 9 Günde Telafi Edecek 25 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Hedefim 3. Şampiyonluk 25 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Güven geri geldi devamı da gelsin 24 Ekim 2016  
0 Murat Arabacı  
3 Puan Özlemi Sonlandı 24 Ekim 2016  
0 Hürriyet  
Atakan Mucizesi 24 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Altay Galibiyeti Unuttu 17 Ekim 2016  
0 Sabah  
Altay'da Kan Kaybı Sürüyor 17 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Altay'da Turmuş Devri 12 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Altay Büyük Fırsat Tepti 18 Ocak 2016  
0 Yeni Asır  
Altay'ın İstanbul Kabusu 14 Ocak 2016  
0 Amk  
   
Bizden Haberler

Kalbim sana emekçi

20 Eylül 2012 15:41  
19.09.2012 tarihli Evrensel Gazetesi'ndeki röportajımız..

Onların var olma nedenleri tribünler olmasada ; Altay’ı her alanda desteklemek, anılarda kalan ve özlemle anılan Türkiye’deki centilmen tribün kültürüne yine yeşertmek. Endüstriyel futbola karşı mücadele veren Altay takımının „Yüksel ki Sen kararsın Ay“ (YSKA) taraftar grubu tribünlerde"barışı“ haykırıyor.

Onların sahip oldukları İzmir takımı Altay ilklerin takımı. Futbol tarihimizde deplasmanda maç oynayan ilk takım, 15 kez İzmir şampiyonluğu yaşayan tek İzmir takımı. Eski ismi “Fuar Şehirleri Kupası“ olan UEFA Kupasına katılan ilk Türkiye takımı.

YSKA taraftar grubundan Onur Günşen ile taraftar grubunu konuştuk.

Altay taraftarları içinde muhalif bir yol izleyen YSKA(Yüksel ki sen kararsın ay) grubunu kısaca anlatır mısınız?

YSKA 2007'de Altay taraftarlarının bir mağlubiyet sonrasında sahaya sırtlarını dönüp takıma desteğini kesmesine karşı olanların birleşmesi sonucunda ilk kez biraraya geldi. Endüstriyel futbola karşı olan ve belirli bir dünya görüşünü içinde barındıran insanların, sadece Altay sevgisine yönelik, toplumsal sorumluluklarının bilincinde bir grup oluşturmak istemesiyle kuruldu.

Grup olarak 5 yıldan uzun bir süredir tribündeyiz ve Altay'ın bulunduğu her ortamda Altay'a hizmet vermeye, planladığımız sosyal sorumlulukları yerine getirmeye çalışıyoruz. Üyelerimiz sadece İzmir'de değil, bir o kadar da İzmir dışı ve yurt dışında emek veren üyelerimiz var. Futbola aynı düşünceyle bakan yurt içi veya yurtdışı diğer gruplarla iletişimde bulunmaya çalışıyoruz. Grubumuzda toplumun her kesiminden üye bulunuyor. Öğrencisinden, doktoruna; işçisinden esnafına, öğretmeninden işsizine her meslek grubundan insan grubumuza ve Altay'a emek vermekte.

Diğer taraftar gruplarından baska bir farkımız da, grubumuzda her üyenin eşit öneme sahip olması. Bu yüzden grubumuzda başkan veya yönetici bulunmamakta. Grubumuz kollektif bir çalışma anlayışına sahip. Kararlar haftalık toplantılarda uzlaşma yoluyla alınır ve üyelerin yaşı, mesleği, cinsiyeti, milliyeti önemli değildir.


Sizin grubunuz dâhil 12 taraftar grubu tarafından İzmir de endüstriyel futbola ve yarattığı “makul taraftar” anlayışına karşı çıkılarak mücadele için birlik çağrısı sonucu taraftar hakları derneği kuruldu. Siz bu birliktelikte niye varsınız?

Biz ilk kuruldugumuzda bile diger takimlari veya tribünleri düsman görmenin sacmaliginin farkindaydik. Kendi kendimize grubumuzun izleyecegi ilkeleri olustururken bu konuya da büyük önem verdik. Biz sporu barışın bir simgesi olarak görüyoruz ve bu bağlamda tribün terörünün ve tribünde küfürün sona ermesini amaçlarimizdan bir kac tanesi. Rakip taraftarlara düsmanca yaklasilmasina karsiyiz, bundan da öte rakiplerimiz dahil bütün taraftarlarinin haklarini korumayi amacliyoruz. Kurulusumuzdan beri düsüncelerimiz bu yöndeydi, ancak o zaman henüz Izmir`de diger kulüplerin taraftarlari arasinda böyle düsünen yoktu ya da biz henüz tanismamistik. Son dönemde Altay Alsancak Stadi`nin yikilmasina karsi farkli kulüplerin taraftarlarinin birlikte verdigi tepkiler, ayni sekilde diger kulüpleri ilgilendiren sorunlarda da yine bilincli taraftarlarin ortak tepki vermesi insanlarin birbirlerini daha iyi anlamasina yol acti. Sonucta taraftarlarin ortak dertleri cok. Deplasmanlarda çıkarılan zorluklar, pankart asarken çekilenler, polisler ve yetkililer tarafından potansiyel suçlu olarak görülmemiz gibi bir cok konu var. Bu konularda birlik olamazsak basari da saglanamaz.

Endüstriyel futbola karşı taraftar kültürü ve ultras kültürü neden benimsediniz?

Endüstriyel futbolun gelişimiyle, futbolda dönen paranın çokluğu ve pisliği arasındaki doğru orantıyı görmezden gelmek bu spora ihanet etmekle aynı anlama gelir. Baskanlar, yöneticiler bazi kulüplerde paralarini akliyor, futbolculara inanilmaz paralar ödeniyor. Sadece para icin oynayan, kendini zora sokmayan futbolcular icin kulüpler büyük borca giriyorlar, bir süre sonra ise hepsi farkli yönlere dagiliyor, olan da kulübe ve taraftara oluyor. Bunun disinda Altay`in gecmiste yasadigi olaylara baktiginizda zaten ister istemez endüstriyel futbola lanet ediyorsunuz. Diger kulüplerde yüzlerce milyon dolarlik konut projeleri, farkli sehirlerde tesisleri, dünyaca ünlü yildizlari varken bizim genc futbolcularimiz krampon icin büyüklerinden destek istiyorlar. Bu sene genc futbolcularimiz icin eski futbolcularimiz krampon aldilar, kaptanimiz araciligiyla kendilerine gönderdiler. Gecen sene futbolcularimiz para alamazken taraftarlarimiz kendi arasinda para toplayip "Buyrun, bu da bizden“ dediler. Anlatmak istedigim, diger kulüpler para ile dönerken bizim kulübümüz vefa ile isliyor. Ancak bir süre sonra sistemin altinda ezilmek zorunda kaliyorsunuz.

Taraftar olarak beklentileriniz neler?

Taraftar olarak beklentilerimizden bir tanesi düsünce özgürlügü. Izmir`deki cogu uygulama keyfi, pankartlariniz birilerinin hosuna gitmediginde iceri alinabiliyorsunuz. Daha önce günlerce emek vererek yaptigimiz 25 metrelik „Haramilerin Saltanatini Yikacagiz!“ pankartimiz yüzünden henüz stadyumda fotografini cekemeden iceri alinan arkadaslarimiz oldu. Halbuki ayni pankart baska bir gün Fb tribünlerinde acildiginda hic bir sorunla karsilasmadilar. Tribünde asilacak pankart icin 2-3 kere polis kontrolünden geciyoruz, sonucunda da en basit pankartlarda bile sorunlarla karsilasiyoruz. Bunun disinda cok sk belirttigimiz gibi sporlarin endüstriyellesmesine karsiyiz. Sadece para ve güzel kadinlar yüzünden o kulüpten bu kulübe atlayan sporculari sevmiyoruz. Armasini öpüp tribüne kosan sporcular bizim icin en iyileridir. Altay`i Altay yapan degerlerin hic birisini kaybetmeden dimdik ayakta kalabilmek bizim temel hedeflerimizden bir tanesi. Temiz, adil bir futbol saniyoruz ki bütün taraftarlarin ortak istegi. Ayrica bizim icin en önemli degerlerimizden bir tanesi Altay Alsancak Stadi. Stadimizi kaybetmemek icin de elimizden geleni yapiyoruz, tarihine önem veren bütün Izmirlileri de yanimiza bekliyoruz.

Taraftar olmak nedir?

Taraftar olmak kulübün değerlerini korumak, yaşaması için sürekli çalışmak, kulüp kimliğini savunmak, kısacasi elini taşın altına koymak demektir. Her seyden önce, taraftar olmak demek emek vermek demektir. Sadece sendikal mücadelede değil, sosyal alanda ve tribünlerde de emek değerinin öneminin bilincindeyiz. Bunu 3 yıl önce yaptığımız "Kalbim Sana Emekçi" pankartında vurguladık. Klasik sloganların kullanılması yerine yaratıcı ve Altay'a özgü sloganların kullanımasını tercih ettik. Orman yanginlarina karsi bir tepki olarak Altay tarihinde ilk kez „Altay Ormani“ projesini baslattik. Kulübümüzün kurumsallasmasina yardimda bulunmak ve iletisimi daha kolaylastirmak icin 444 1914 telefon numarasini alip kulübümüze armagan ettik. Birbirine önyargiyla bakan insanlari yakinlastirmak ve yardima ihtiyaci bulunanlara ulasmak icin bir cok kez Dogu bölgesindeki okullara yardimda bulunduk. Tribünümüzdeki yaraticiligi arttirmak icin Tezahürat Yarismasi düzenledik. Bizim gibi düsünen insanlara ulasmak ve cinsel tercihinden dolayi hakemlikten atilan Halil İbrahim Dinçdağ`a destekicin Rock-a festivaline katildik, bunun disinda düsünce ve duygularimizi anlatmak icin fanzinler cikardik. Sistemin carklari altinda haksizca ezilen isci kardeslerimize destek olmak icin bir cok kez eylemlere katildik, omuz omuza slogan attik. Bütün bu eylemlerimiz taraftarlik konusundaki düsüncelerimiz hakkinda fikir verebilir. Emek bizim icin kutsaldir ve sadece sahada degil hayatin her alaninda emekten yana olmaya devam edecegiz. Ayni sekilde kulübümüzün degerlerini ve gelecegini garanti altina almak icin mücadelemizden asla vazgeçmeyecegiz.


Röportaj: Gökhan Toluk

Evrensel Gazetesi
 



6 yorum 1419 tekil okunma
    Bu habere toplam 6 yorum yapılmıştır.
    Yorum yazabilmek ve okuyabilmek için üye girişi yapınız.