ilaç rehberi enerji
Altay
       
Üye Girişi
Üst Üste 2. Galibiyet 05 Aralık 2016  
0
Olağanüstü Kongre Yapıldı 05 Aralık 2016  
0
Özlediğim Altay... 28 Kasım 2016  
0
Tribünümüzden Kötü Haber 21 Kasım 2016  
0
Düşüş devam ediyor 13 Kasım 2016  
0
 
Altay 9 Günde Telafi Edecek 25 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Hedefim 3. Şampiyonluk 25 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Güven geri geldi devamı da gelsin 24 Ekim 2016  
0 Murat Arabacı  
3 Puan Özlemi Sonlandı 24 Ekim 2016  
0 Hürriyet  
Atakan Mucizesi 24 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Altay Galibiyeti Unuttu 17 Ekim 2016  
0 Sabah  
Altay'da Kan Kaybı Sürüyor 17 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Altay'da Turmuş Devri 12 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Altay Büyük Fırsat Tepti 18 Ocak 2016  
0 Yeni Asır  
Altay'ın İstanbul Kabusu 14 Ocak 2016  
0 Amk  
   
Bizden Haberler

Hızlıok'tan Açıklama

18 Mayıs 2011 14:33  
Eski yöneticilerden Ömer Hızlıok'un basın açıklaması...

01 Şubat 2011 tarihinde yine bu salonda arkadaşlarımla birlikte düzenlemiş olduğum basın toplantısında, Altay'ın geleceği ile ilgili kaygılarımızı dile getirmiş ve Ahmet Taşpınar yönetimine, “Üzerimize düşen bir görev varsa hazırız” demiştik. Ancak sayın Taşpınar'ın “küçük dağları ben yarattım” tavırları ile, “güvenlik şirketine 50 milyar lira borcumuz var ödeyin” şeklinde sanki bir talimat verir gibi faks gönderdiği ve bunun üzerine benim de bu borcu ödediğim sizler tarafından yapılan haberlerle spor kamuoyuna duyurulmuştu.

1. Ancak o günü bir daha anımsayaak olursak, “Benim izlediğim Altay, sezon sonuna kadar arka arkaya 15 puan alamaz” demiştim. O günden beri Altay 14 puan alabildi ve tabii bu 14 puan da düşmekten kurtulmamıza yetmedi.
2. Sayın Ahmet Taşpınar sezon başından beri camiayı sürekli bölmüş, suçlu arayışına girmiş ve kulübü tek adam zihniyetiyle, tek başına ve işine kimseyi karıştırmadan yönetmiştir. Her şeyi bildiğini sanan bir yöneticinin kulübü getirdiği nokta, takımı biri süper ligden olmak üzere ikinci kez de Bank Asya 1. liginden düşürmek olmuştur.
3. Yaşadığımız bu acıya rağmen sayın Taşpınar yaptığı açıklamalarda gerek dışı beyanlarını sürdürmüş ve hala camiayı kandırmaya çalışmıştır. İşine kimseyi karıştırmayan bir yöneticinin işlediği suça ortak arar gibi, “Başta Altay camiası olmak üzere tüm İzmir küme düştü” demesinin gerçekle uzaktan ve yakından bir ilgisi yoktur. Sayın Taşpınar'a kongrede yaptığı, “Bu takımın formasını koysak ilk altıya girer” söylemini anımsatırız.
4. Sayın Taşpınar'ın demecinde, camianın yüzleşmesi gereken gerçeklerden bahsetmektedir. Nedir o gerçekler? Birkaç kişinin darbeci ve icazetçi mantığıyla, birinin yolunu açıp, diğerinin yolunu kapatması mıdır? Bu kulübe emek vermiş insanlara, “Hırsız, uğursuz, nitelikli dolandırıcı, şer odakları, makam sevdalıları” suçlamasında bulunması mıdır camianın gerçekleri? Altay'ı yalnızlaştıran şey, kulübü “babasının çiftliği” gibi yönetme sevdası mıdır?
5. Taraftarımızı sürekli sakinleştirmeye çalışmak için elimizden geleni yapmaya çalıştık. Ama Altay'ın tarihinde taraftara ana avrat küfür eden ilk başkan olduğunu sayın Taşpınar acaba aklına getiriyor mu? Protokol tribününden bir sıkı yönetim komutanı gibi yanında boyunca genç kızları olan Altaylı bir babaya sadece, “Başkan, bu senin eserin” diye eleştirdiği için ana avrat küfür eden ve ilk ve tek başkan Ahmet Taşpınar'dır. Camia içinden ve dışından kimseyle barış sağlayamayan, yaptığı çirkinliklere rağmen camianın sessiz kalarak protesto ettiği ve kimsenin muhalefet etmediği Taşpınar bundan bile ders çıkarmamıştır.
6. Satır arasında eleştirilen medya mensuplarının yorumlarının tamaı doğru çıkmış ve kentimizin deneyimli spor yazarları ve yorumcuları Altay adına duydukları kaygıları satırlara dökerken “düşman” ilan edilmişlerdir. Sayın Taşpınar bu eleştirilerden bile ders çıkarmamış, o spor yazarı ve yorumcuları bölmüş, şikayet etmiş ve kiminin kalemini susturmaya çalışmıştır. Ancak güneş balçıkla sıvanamamış ve medya mensuplarının yazdıkları bir bir gerçekleşmiştir. Bir yöneticinin, 27 yaşında ve on yıl önce futboılu bırakmış amatör futbolcu olan oğlunu profesyonel yaparak, ceza alan Taşpınar bu ceza nedeniyle federasyon başkanımız Mahmut Özgener'in arkasından konuşmuş ve bu buna tanık olan Eyüp Necimoğlu kapıyı çarpıpı toplantıyı terk etmiştir. Taşpınar için kendisine yapılan her eleştiri bir kötülüktür ve eleştiri yapan düşmanıdır. Bu federasyon başkanı da olsa fark etmiyor demektir ki en yakın ndostu Necimoğlu'nu bile küstürmüştür.


7. Sezon başında 16 futbolcu transfer eden, emekliliği gelmiş oyuncuları kadroya dahil ederek, genç ve yetenekli alt yapı oyuncularını kiralık veren ve “Önümüzdeki üç yılın takımını kurduk” diyen sayın Taşpınar şimdi pişkin ve utanmaz bir tavırla, sanki takımı sadece kendisi düşürmemiş gibi davranabilmekte ve tüm camia ve İzmir'i suçlamaktadır. Futbolu ne kadar bildiği tartışmalı olan Taşpınar'ın bu hayali suçlamalarına karşın, “Sen ne yaptın?” sorusuna verebileceği bir yanıt ne yazık ki yoktur. Tek başına transfer yapan, tek başına hoca değiştiren, tek başına karar alan bir hükümdar gibi davranan Taşpınar'ın aslında anlamadığı şey, böylesi yönetici modelinin artık eskilerde kaldığıdır. Kendisini hala yaramazlık yapanın kulağını çeken bir camia büyüğü gibi görmektedir. Ancak gittikçe küçüldüğü ve yok olduğunu kabul etmemektedir.

Borç yükünden bahseden sayın Taşpınar, takımı küme düşürerek kulübü ne kadar gelirden ettiğinin hesabını yapmış mıdır? Bugünkü koşullarda Bank-Asya 1. liginin geliri 7- 7.5 milyon liradır. Bu gelir 2. ligde 2 milyona kadar düşmektedir. Taşpınar Altay'ı yıllık 5 milyon zarara sokmuştur. Acaba bunun farkında mıdır?

8. Sayın Taşpınar, kulübe yaşattığı bu acılara rağmen yine “aba altından sopa gösterir” gibi davranmaktadır. Kendisinin de mensup olduğu darbeci geleneğin etkisiyle, “Sağlıklı bir yapılanma çıkması halinde görevi bırakmaktan” bahsedebilmektedir. Peki Taşpınar hangi sağlıklı yapının mensubudur. Yaptığı hangi iş sağlıklı olmuştur? Sağlıklı yapıdan kastı nedir? Kendisinden sonra gelecek yönetimi kontrol etmek mi istemektedir? Hangi yetkiyle ve neye dayanarak bu darbeci zihniyeti sergilemektedir? Kendisini hala camia büyüğü gibi mi görmektedir? Olanın bitenin farkında değil midir?
9. Sayın Taşpınar'ın açıklamasının yüzsüzce ve gerçekleri maskeleme hesabıyla yapıldığını düşünmekteyiz. Ortada takımı düşürmek gibi ağır bir vebal varken, hesap vermek yerine hala suçlu arama pişkinliğini sürdürmektedir. “Koltuk sevdalısı değiliz” derken, aday yönetimleri kontrol mekanizmasının koltuğuna oturmaya çalışmaktadır. Taşpınar'ın Altay camiasında artık oturacağı bir koltuk yoktur. İşlediği suçların karşılığı bizce kulüpten ihraç edilmektir. Ama onurlu bir başkanın da, “Ben bu işi başaramadım” deyip istifa etmesi ve kongre kararı alması beklenirken, “ Sağlıklı Yönetim” koşulunu sürmesi kelimenin tam anlamıyla utanmaz ve arsız bir tavırdır. Taşpınar görevi hemen şimdi bırakmalı ve yapılacak kongreye de hi bir müdahalede bulunmamalıdır. Camianın seçeceği yönetim hangisi olursa olsun, kulübü Taşpınar'dan çok daha iyi yönetecektir. Bugüne kadar ki yöneticilerin en kötüsü sayın Ahmet Taşpınar'dır. Ve artık bunu kabul etmelidir.



 



22 yorum 1485 tekil okunma
    Bu habere toplam 22 yorum yapılmıştır.
    Yorum yazabilmek ve okuyabilmek için üye girişi yapınız.