ilaç rehberi enerji
Altay
       
Üye Girişi
Üst Üste 2. Galibiyet 05 Aralık 2016  
0
Olağanüstü Kongre Yapıldı 05 Aralık 2016  
0
Özlediğim Altay... 28 Kasım 2016  
0
Tribünümüzden Kötü Haber 21 Kasım 2016  
0
Düşüş devam ediyor 13 Kasım 2016  
0
 
Altay 9 Günde Telafi Edecek 25 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Hedefim 3. Şampiyonluk 25 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Güven geri geldi devamı da gelsin 24 Ekim 2016  
0 Murat Arabacı  
3 Puan Özlemi Sonlandı 24 Ekim 2016  
0 Hürriyet  
Atakan Mucizesi 24 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Altay Galibiyeti Unuttu 17 Ekim 2016  
0 Sabah  
Altay'da Kan Kaybı Sürüyor 17 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Altay'da Turmuş Devri 12 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Altay Büyük Fırsat Tepti 18 Ocak 2016  
0 Yeni Asır  
Altay'ın İstanbul Kabusu 14 Ocak 2016  
0 Amk  
   
Bizden Haberler

Hırsız Cunta

09 Nisan 2013 11:46  
Altay Tarihi'nde önemli bir yere sahip Altay Lokali'ne, ''Hırsız Cunta'' tarafından el konulmuştu yıllar önce..

İlk olarak 1935 yılında açılan, Alsancak İskelesi ile Alsancak Limanı arasında bulunan Altay Lokali, 12 Eylül Cuntası döneminde elimizden zorla alınmış, Altay Gençlik Kulübü bir değerini daha kaybetmek zorunda kalmıştı.

1935'li yıllarda İzmir'in ilk plajının olduğu yer olan, daha önceleri Yunan Tiyatrosu olarak faaliyet gösteren yerde, eski başkanlarımızdan Dündar Soyer'in kendi dilinden, oranın nasıl Altay Lokali olduğunu öğrenelim:

''Altay Kulübü Başkanlığım oldu. Harp sonrasıydı, 1947'de yani bundan epey eski tarihte ilk defa pederim her spor kulübünün bir sahası, binası, çalışma yeri olmasını isterdi, ben de ona uyarak, biraz da onun yardımıyla kulüp başkanlığım sırasında Alsancak'taki Banyobar diye tarif edilen yeri yeniden inşa ederek aslında Altay'a bir lokal kazandırmak istedim.

Evet. Palet oldu, şimdi de galiba kaldırıldı. Orada eskiden denize girilirdi, "Banyolar" denirdi. İlk defa piyango yaptık, gerek pederimin gerek benim ilişkilerimin sayesinde bir çok vali ve kaymakama biletleri sattırdık. Piyangoya da iki tane otomobil koyduk, yıl 1947 idi ve o tarihte çok fazla otomobil yoktu. O zamanın parasıyla tam olarak hatırlamıyorum ama çok önemli bir para temin ettik ve o binayı yaptık. Ve ben ayrıldığım zaman da Altay Klübü'nün kasasında bir sene oranın ihtiyaçlarını giderecek kadar paramız vardı.''

Devam eden yıllarda Altayımız için önemli bir gelir kaynağı olan lokal, birçok toplantılara, yemeklere, düğünlere, eğlencelere ev sahipliği yapmış, İzmir'in sembol mekanlarından biri haline gelmişti.

En önemlisi ise, Altayımız her maç öncesi ve sonrası orada toplanır, yönetici, futbolcu, taraftar ,hep birlikte en güzel kutlamalarını burada yapardı. Ta ki İzmir ve Altay düşmanları sahneye çıkana kadar..

12 Eylül 1980'de Cunta tarafından yapılan darbe öncesi son Türkiye Kupası'nı alan takımdı Altay. İstanbul takımlarının kupadaki hegemonyasını bir kez daha yıkmıştı. İzmir'e büyük bir sevinçle dönen ekibimiz, bütün İzmir halkıyla kucaklaşmış, İzmir'i İzmir yapan, şehrin yaşayan en önemli değerlerinden biri olduğunu bir kez daha kanıtlamıştı.

O dönemde işçilerin sendikal faaliyetlerinin, toplantılarının olduğu bu lokal, 'HIrsız Cunta'nın deyimiyle 'Anarşik Faaliyetler'' yürütüldüğü için el konuyor ve kapatılıyordu. Böyle bir bahaneye kargalar bile gülerdi. Asıl amaç, Atatürk'ün ve Cumhuriyet'in takımı olan Altay'ı yok etmek, ondan öncesinde ise hizaya getirmekti. Bu düşünceyle, o zamana kadar Altay Gençlik Kulübü olan takımın ismi, bizzat Kenan Evren ve zihindaşları tarafından ''Gençlik Kulübü diye isim mi olur, komünist mi yetiştiriyorsunuz?'' denilerek değiştiriliyor, Altay Spor Kulübü haline getiriliyordu.

Aradan geçen birkaç yıl sonra yapılan seçimlerde, Burhan Özfatura belediye başkanı seçiliyor ve Altay Lokali'ni cunta işbirliğiyle sermayeye peşkeş çekiyordu.

Altay Lokali artık Palet Restoran olmuştu.

Milli Mücadelenin ateşini yakan ve İzmir'in 100 yıllık değeri olan Altayımızı kuranların kemikleri sızlıyor olmalı. İzmir için değer yaratan bir kulüp, İzmir düşmanı zihniyetler yüzünden yalnızlaştırılmaya hatta yok edilmeye çalışılıyordu o yıllarda. Bu yok etme projesi hala devam etmekte maddi ve manevi olarak.

Bu yüzden her İzmirli'nin, her Cumhuriyet sevdalısının sahip çıkması gereken bir gençlik kulübüdür Altay.




Dipnot: Dündar Soyer ile ilgili bölüm, İzmir Kent Kültürü Dergisi 6. sayıdan alınmıştır.
 



0 yorum 3173 tekil okunma
    Bu habere henüz yorum yapılmamış.
    Yorum yazabilmek ve okuyabilmek için üye girişi yapınız.