ilaç rehberi enerji
Altay
       
Üye Girişi
Üst Üste 2. Galibiyet 05 Aralık 2016  
0
Olağanüstü Kongre Yapıldı 05 Aralık 2016  
0
Özlediğim Altay... 28 Kasım 2016  
0
Tribünümüzden Kötü Haber 21 Kasım 2016  
0
Düşüş devam ediyor 13 Kasım 2016  
0
 
Altay 9 Günde Telafi Edecek 25 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Hedefim 3. Şampiyonluk 25 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Güven geri geldi devamı da gelsin 24 Ekim 2016  
0 Murat Arabacı  
3 Puan Özlemi Sonlandı 24 Ekim 2016  
0 Hürriyet  
Atakan Mucizesi 24 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Altay Galibiyeti Unuttu 17 Ekim 2016  
0 Sabah  
Altay'da Kan Kaybı Sürüyor 17 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Altay'da Turmuş Devri 12 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Altay Büyük Fırsat Tepti 18 Ocak 2016  
0 Yeni Asır  
Altay'ın İstanbul Kabusu 14 Ocak 2016  
0 Amk  
   
Bizden Haberler

Ahmet Taşpınar Röportajı

23 Mayıs 2011 17:50  
Kulüp Başkanımız Ahmet Taşpınar ile takımımız 2. Lig'e düştükten sonra yapılan ilk röportaj.

Tarihinde ilk kez 2. Lig’e düşen Altay’da sular durulmazken Posta EGE’ye konuşan Başkan Taşpınar, siyah beyazlı kulübün içinde bulunduğu durumun fotoğrafını ortaya koydu. Taşpınar “Benim kavgam başkanlık değil Altay için”dedi


41 sezon mücadele ettiği Spor Toto Süper Ligi’ne 2002-2003’te veda eden, 5 kez oynadığı Play Off’ta 3 final kaybeden, her sezon küllerinden yeniden doğmayı başaran Altay, bu kez TFF 2. Ligi’ne düşmenin acısını yaşıyor. İzmir futbolunun içindeki çıkmazı, “Günah keçisi bugün benim, ama yarın suçlayacak isim bile bulamayacağız ” sözleriyle ifade eden Altay Başkanı Ahmet Taşpınar ile koca bir sezonun değerlendirmesini yaptık. İzmir futbolundaki büyük fotoğrafı net bir şekilde ortaya koyan, “Tek suçlu biziz” diyerek eleştiri oklarını göğüsleyen Taşpınar, Altay Kulübü’nün geleceğiyle ilgili önemli tespitlerde bulundu.

Barış Yengiloğlu: Sayın Taşpınar, öncelikli olarak geçmiş olsun. Sıcak gündemden başlayarak hemen şunu sormak istiyorum: “Altay değil, İzmir düştü” açıklamanızı açar mısınız?
Ahmet Taşpınar: Dün söylediğimin bugün de arkasındayım. Evet; sadece Altay değil İzmir düştü. İzmir futboluna destek vermeyen kim varsa, bizimle birlikte küme düştü. Koca sezon kılı kıpırdamayan, Adana’ya maça gelmeyen, bizlere randevu vermeyen, projelerimizi okumadan geri çeviren, kulüpleri başından savan, verdikleri sözleri tutmayan, kim varsa, hepsi bizimle küme düştü.

B.Y: Kim ne yapabilir ki? Belediyelerin önünde yasal engel var, Valilik veya İTO ile EBSO zaten kulüplere destek olamıyor.
A.T: .: Son 8 sezonda Spor Toto Süper Ligi’ne yükselen 23 takımın 21’i bir ilin tek takımı. İl takımlarının hemen hepsinin arkasında güçlü belediye ve kamu desteği yer alıyor. Ciddi lobiler ve sponsorlarla yola çıkıyorlar. Bunun en yakın örneği Mersin İY’dur. Mersin’de valiliğin, takıma her galibiyetinin ardından 150 bin TL’lik kaynak yarattığını biliyoruz, kulübün arkasında dev petrol şirketleri var, siyasiler önemli lobiler oluşturuyor. Kulübün personel giderleri, belediye kaynağıyla ödeniyor ve tesisler belediyeye ait. Mersin’e aktarılan kaynağın büyüklüğünü, bir düşünün, sonra İzmir’e bir bakın. İzmir ayrı yasalarla yönetiliyor ve bizim haberimiz yoksa, tüm sözlerimi geri alıyorum.

B.Y: Siz de sponsorlar buldunuz?
A.T: Sezon başında hazırlık maçı için Bolu’ya gittiğimizde Bolu Atatürk Stadı’nın tüm reklam alanları 1,5 milyon TL’nin üzerinde bir parayla satılmıştı. Biz, ligin ilk maçına çıktığımızda ise stadımızda 5-6 adet reklam panosu vardı. Aradaki farkı siz düşünün. Evet, başta stadımıza ve formamıza ismini veren Folkart olmak üzere önemli sponsorlarla el ele verdik. Onların gücüyle kulübün 1 yıl daha yaşamasını sağladık. Bize destek olan herkese teşekkür ederiz.

B.Y: Folkart Altay Alsancak Stadı isim sponsorluğu konusunda epey sıkıntı yaşadınız.
A.T: Olaya lütfen şu gözle bakın; bizden önce Beşiktaş, Fiyapı ile İnönü Stadı için isim sponsorluğu anlaşması imzalandı. Aynı gün stadın ismi her yerde Fiyapı İnönü Stadı diye geçmeye başladı. Biz aynı tarz bir anlaşma yaptık, İl Müdürü’ne (vay efendim stadın ismini nasıl değiştirirsin) diye hesap soruldu.

B.Y: Altay Kulübü’nün omuzlarındaki yük ne kadar?
A.T: Farklı söylemleri dile getirenler, aslında gerçeğin ne olduğunu çok iyi biliyorlar. Vergi ve SSK anlaşmasından sonra kulübün borcu 17 milyon TL civarlarına indi. Bu borcun önemli bir kısmı, temlikle ödenecek. Temlik demek, naklen yayın ve Spor Toto gelirlerinin sıfırlanması demektir. Altay Kulübü’nün bir sezonluk bütçesi 13 milyon TL civarındadır. Yani bir yönetim kurulunun hem 13 milyon TL kaynak yaratması, hem de bu borcu revize etmeye yönelik çalışmalar içerisine girmesi gerekmektedir. Bu nedenle, Altay Kulübü’nün sorunları, yöneticilerin ceplerinden çözebilecekleri düzeyde değildir.

B.Y: Ömer Hızlıok adaylığını açıklarken projelerinden bahsetti, böyle çözülemez mi?
A.T: Şimdilik bir şeyden haberimiz yok. Tesisleri yıkıp yerine otel-halı saha yapacaksa bilemem tabi.

B.Y: Hızlıok’u ciddi aday olarak görmüyor musunuz, ironi yaptınız?
A.T: Bu konuyu konuşup Ömer Hızlıok’u kahraman yapmak niyetinde değilim. Şunun bilinmesini istiyorum; Hızlıok’a karşı olmamın nedeni, onun tribünden gelmesi değil, kulüp hesaplarında yarattığı güvensizliktir.

B.Y: Hızlıok, sizin kulüpten ihracınızı isterken çok sert açıklamalar da yaptı. Özellikle İskender Tuğsuz benzetmesi kamuoyunda büyük yankı buldu.
A.T: Benim kavgam Altay , onunki başkanlık için. Eğer gitmek tüm sorunları çözecekse zaten durmam. Ama bu kulübü güven vermeyen ellere de teslim etmem. Öncelikli olarak şunu söyleyeyim; takım küme düşmüşken, eleştiri herkesin hakkı. Herkesin yüreği kan ağlıyor. Ancak küfür, hakaret, dedikodular ve benzetmeler yapılmaya başlandı ki bu hiç hoş değil. Ben şahsıma saygı istemiyorum. Altay Kulübü’nde başkanlık makamını temsil ediyorum.

B.Y: Taraftarlarla sezon içinde epey gerginlik yaşadınız?
A.T: Altay taraftarıyla, 1914 Taraftarlar Derneği ’nde içindeki bir grup aynı şey değil. Lütfen önce bunun ayrımını yapın. Bu grubun, Altay’a zarar verdiğini, kulübü etkisi altına alma peşinde koştuğunu düşünüyorum. Böyle bir şeye de asla izin vermem. Altay Kulübü’nü, Taraftarlar Derneği’ndeki grup yönetemez. Bu konuda hiçbir zaman geri adım atmayacağım.

B.Y: Taraftar, sizi istemediğini net bir şekilde ortaya koydu ve kulübe siyah çelenk bıraktı.
A.T: Altay Kulübü’nün 850’ye yakın üyesi var ve yönetimi ancak onlar seçer. Taraftar derneğindeki bazı kişiler istedi diye ne görevi bırakırım, ne göreve gelirim.

B.Y: Eski Başkan Melih Tunç Tandoğan var mı bunların arasında veya Niyazi Konuşmaz?
A.T: Niyazi Konuşmaz’ı bize bıraktığı borç yükü nedeniyle eleştirdim ama onun dürüstlüğüne lafım olmadı. Tandoğan için bir şey söylemiyorum, yargıdaki gelişmeleri hep beraber izleyeceğiz.

B.Y: Peki, Tandoğan’ın görüldüğü kadar para harcamadığını mı iddia ediyorsunuz? Veya Sarnıç arazisi konusunu mu?
A.T: Her iki konuda da yargı karar verecek. Bunları açıklamak bizim geleneklerimizde yok. Ama tavsiyem, hakaretlerine son vermesidir. Yarın, sokağa çıkacak yüzü olmayabilir.

B.Y: Mahmut Özgener, Altaylı bir TFF başkanı. Ona da tepki oluştu?
A.T: Altay Kulübü, rakiplerinin bu ilişkileri nedeniyle yıllarca çok ağır darbeler yedi. Şimdi kalkıp böyle bir olayın içine girmemizi nasıl beklerler?

B.Y: Altay’ın şu anki borç durumu nedir?
A.T: Naklen yayın gelirini kaybettik. Spor Toto gelirleri, vergi ve SSK’ları ödemeye yetiyor. Çok daha zorlu bir sezon bekliyor Altay’ı. Sistemin çarkları Altay Kulübü’nü içine aldı ve aşağıya doğru çekiyor. O nedenle girdaptan kurtulmak zorundayız. Küfürler, hakaretler, dedikodularla zaman kaybediyoruz. Varsın tek suçlu ben olayım, bunu kabul ediyorum zaten. Ama Altay Kulübü daha fazla zarar görmesin.


 



29 yorum 2768 tekil okunma
    Bu habere toplam 29 yorum yapılmıştır.
    Yorum yazabilmek ve okuyabilmek için üye girişi yapınız.