ilaç rehberi enerji
Altay
       
Üye Girişi
Üst Üste 2. Galibiyet 05 Aralık 2016  
0
Olağanüstü Kongre Yapıldı 05 Aralık 2016  
0
Özlediğim Altay... 28 Kasım 2016  
0
Tribünümüzden Kötü Haber 21 Kasım 2016  
0
Düşüş devam ediyor 13 Kasım 2016  
0
 
Altay 9 Günde Telafi Edecek 25 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Hedefim 3. Şampiyonluk 25 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Güven geri geldi devamı da gelsin 24 Ekim 2016  
0 Murat Arabacı  
3 Puan Özlemi Sonlandı 24 Ekim 2016  
0 Hürriyet  
Atakan Mucizesi 24 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Altay Galibiyeti Unuttu 17 Ekim 2016  
0 Sabah  
Altay'da Kan Kaybı Sürüyor 17 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Altay'da Turmuş Devri 12 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Altay Büyük Fırsat Tepti 18 Ocak 2016  
0 Yeni Asır  
Altay'ın İstanbul Kabusu 14 Ocak 2016  
0 Amk  
   
Bizden Haberler

'Biz Forma Aşkı İçin Oynadık'

09 Kasım 2010 16:22  
Orhan Berent imzası taşıyan güzel bir söyleşi...

Dün öğle saatlerinde Altay'ımızın efsane futbolcularından biri ile daha tanıştım. Feridun Öztürk. 1963-64 sezonunda A takımında oynamaya başlayan ve 1969-70 sezonunda Galatasaray'a transfer olan efsane kadronun santrforundan bahsediyorum.

Tayyar abimiz telefonla arayıp "Orhan, saat 13'de Sevinç pastahanesinde Feridun abi ile seni bekliyoruz" dediğinde hemen buluşma yerine gittim. Az şey değil Feridun abi, Kaptan Ayferle, rahmetli Necdet Tunca'yla, Mahmut Evren'le, Behzat Çınar'la, kaleci Varol Ürkmez'le, Enver Katip'le, birkaç hafta önce tanışma şerefine eriştiğim Aytekin Erhanoğlu'yla beraber top koşturmuş, Altay'ın Altay olduğu zamanları yaşamış bir insan. Kİmler yoktu ki o kadroda, Oğuz Böke, genç İsmail Zeyrek, Ali Rıza Şenol, genç Tanzer Sencer, genç Mustafa Denizli, Numan Okumuş, Ender İçten, rahmetli Yılmaz Canlısoy, rahmetli Zinnur Sarı. Şimdi hepsi o günleri görenlerin hatıralarında yaşıyor.

Onunla konuşurken laf bir ara dünkü Akhisar Belediye maçına geliyor. Tayyar abi şöyle diyor: "Birkaç sene önce Akhisarspor gibi takımlar hazırlık maçı oynamak için bile Altay'a faks çekmeye çekinirdi. Şimdi düştüğümüz duruma bak." Bunun üzerine Feridun abi 3 İstanbul takımını nasıl evire çevirip yendiğimizi anlatınca gelecek kuşaklar adına çok üzüldüm. Ben hiç olmazsa sonlarına yetişmiştim ama gençler eski günleri masal kıvamında dinliyordu. Halbuki muhteşem ve her satırı dolu dolu yaşanmış güzel bir hikayeydi o eski günler. "Göklerde kartal gibiydik" desek çok mu şiirsel olur acaba?

Lafı fazla uzatmadan Feridun abinin anlattıklarından ilginç anekdotları paragraflar halinde mealen aktarayım:

"Bizim zamanımızda önceleri haftada 2 maç oynanıyordu. Cumartesi ve Pazar. Sonra haftada bire düştü. Antrenman haftada 3 gündü. Koşullar da şimdiki gibi değil, kulüp binasında soyunur eşofmanlarla stada giderdik. Ayakkabılar uyduruk, tekmelik denilen şeyin şimdikilerle uzaktan yakından alakası yok."

"Bir maçta burnum kırıldı, üstten dikiş attılar. Bir gün sonra Orhan Cura o halimi görünce tek tek dikişleri söktü ve burnumu sağa sola oynatarak kalan kemik parçalarını çıkardı. Her oynattığında çıtır çıtır sesler geliyordu. Gözlerim ve ağzım açık kalacak şekilde tüm yüzümü sardı. Tam iyileşmediğim halde bir Beşiktaş maçına çıktım. Baktım tüm defans durumu bildiği için benimle uğraşıyor. O halimle bir gol attım galip geldik."

"Tüm arkadaşlarımızla forma aşkı için oynadık. Ben Altaylıyım, Galatasaray'da oynadığım halde hep kendimi Altaylı gördüm. Transferim geldiğinde 3-4 kulüp pey sürdü. O zamanlar mukavelesi biten futbolcu satışa çıkıyor, kulübü kalmasını istiyorsa o da pey sürüyordu. Göztepe de beni transfer etmek istedi ama ben Galatasaray'ı seçtim."

"Metin Oktay jübile yapmadan önce 10 numaralı formasını bana verdi. Daha sonra iki jübile maçı yapıldı. Bir İzmir'de Göztepe ile diğeri İstanbul'da Fenerbahçe ile. İzmir'dekinde Gökmen oyuna girdi, İstanbul'dakinde ise Metin Oktay'ın yerine ben oyuna girdim. Yakın zamanda Metin Oktay'ın yerini hakkıyla dolduran bence Hakan Şükür'dür."

"Varol Ürkmez'in çok güçlü bir yapısı vardı. Sabahlara kadar o pavyon senin, bu pavyon benim dolaşır sonra da uykusuz idmana çıkardı. Biz erken yattığımız halde sabahları idman saatinde gözümüzden uyku akarken o zımba gibi olurdu. Şaşırırdık bu adam bu kuvveti nereden buluyor diye."

"Bizim zamanımızda yılda 3-4 milli maç zor oynanırdı. Onun için milli olmak bir futbolcu için çok önemliydi. Ama Altay'a da haksızlıklar yapılıyordu. Altaylı Numan sırf milli olmak için Fenerbahçe'ye gitti ve Altay'da milli olamazken Fenerbahçe'de kolaylıkla milli oldu."

"Şimdi Arda'yı Ördek Mehmet'e benzetiyorlar ya, hiç ilgisi yok. Eğer Mehmet şu an oynasa Arda'nın 10 katı kadar para verirler ona." (1967-79 arasında oynayan Galatasaraylı Mehmet Oğuz'dan bahsediyor)

"Biz bu yaşımızda bile kulübümüze hizmet etmeye hazırız. Ama bizi bir köşede unuttular. Ne olacak ki, altımda arabam var, kulüp desin git şu sahaya idmana göz kulak ol, depoya benzin koysunlar yeter. Para mara istemem. Zaten sonraki günlerde cebimizden para verip vazifeye koşarız. Bizi asıl üzen unutulmak."

Feridun abinin anlattıkları özetle böyle. Daha epey bir konuştuk ama sarf ettiği bazı sözler ve zaman zaman büründüğü hüzünlü ifade aklımdan çıkmıyor. "Hadi bizi unuttular da koskoca Ayfer kaptanı nasıl unutursunuz. 25 yıl aynı takımda oynamış aklım almıyor."

Tayyar abiyle bana Metin Oktay'ın jübilesini anlatırken benim o devirlere yetişemediğimi bildiğinden sık sık Tayyar abiye soruyor. "Hatırlıyorsun o maçı değil mi Tayyar, Metin Oktay'ın formasını ben almıştım." Sonra yine konuşmaya devam ediyoruz. Müsait bir zamanda Tayyar abiyle Aytekin amcayı tekrar ziyarete gitmek istediğimizi söylüyoruz. "Ben de gelirim" diyor, "hatta Miço'ya da haber verelim o da gelsin. Her beraber gidelim." "Sabah erken gidelim, bol bol vaktimiz olsun" diyor.

"Merak etme sen Feridun abi, hep beraber gideceğiz" diyor Tayyar Önder yanımızdan ayrılırken. Yanında eski fotoğraflardan getirmiş Feridun abi. Tek tek o siyah-beyaz fotoğrafları inceliyor, 35-40 sene öncesine gidiyoruz. Fotolar da tesadüfen ellerine geçmiş. Gazeteden "biz bunları çöpe atacağız gelin kendinize ait olanları alın" demişler birkaç zaman evvel. Çöpe atılmadan hatıralarını kurtarmış Altaylı büyüklerimiz.

Feridun Öztürk, 1963-69 arası Altay'ın santrforu. Ona ve takım arkadaşlarına öyle söylemişler. "Gelin eski fotoğraflarınızı alın, bunları çöpe atacağız." Birkaç gün aklımdan çıkmaz artık. Hatırladığımda gözlerim dolar.
 



12 yorum 2100 tekil okunma
    Bu habere toplam 12 yorum yapılmıştır.
    Yorum yazabilmek ve okuyabilmek için üye girişi yapınız.