ilaç rehberi enerji
Altay
       
Üye Girişi
Üst Üste 2. Galibiyet 05 Aralık 2016  
0
Olağanüstü Kongre Yapıldı 05 Aralık 2016  
0
Özlediğim Altay... 28 Kasım 2016  
0
Tribünümüzden Kötü Haber 21 Kasım 2016  
0
Düşüş devam ediyor 13 Kasım 2016  
0
 
Altay 9 Günde Telafi Edecek 25 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Hedefim 3. Şampiyonluk 25 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Güven geri geldi devamı da gelsin 24 Ekim 2016  
0 Murat Arabacı  
3 Puan Özlemi Sonlandı 24 Ekim 2016  
0 Hürriyet  
Atakan Mucizesi 24 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Altay Galibiyeti Unuttu 17 Ekim 2016  
0 Sabah  
Altay'da Kan Kaybı Sürüyor 17 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Altay'da Turmuş Devri 12 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Altay Büyük Fırsat Tepti 18 Ocak 2016  
0 Yeni Asır  
Altay'ın İstanbul Kabusu 14 Ocak 2016  
0 Amk  
   
Bizden Haberler

"İzmir denince akla Altay gelir"

06 Kasım 2010 01:34  
Başarılı futbolu ve attığı kritik gollerle taraftarımızın büyük takdirini kazanan Ufukhan Bayraktar ile samimi ve içten bir röportaj gerçekleştirdik.

Bize kısaca Ufukhan’ı tanıtır mısın?

Futbola 6 yaşımda başladım. Trabzon’da 15 yaşıma kadar amatör takımda oynadım. 15 yaşımda Trabzonspor’un alt yapısına transfer oldum. 19 yaşımda Trabzonspor’un A takımına yükseldim. Daha sonra sırasıyla Manisaspor, Rizespor ve Konyaspor’da oynadım.

Transfer sezonunun bitimine saatler kala transferin gerçekleşti. O süreci kısaca bize anlatır mısın?

Aslında Altay’a transferim çok ani oldu. Geçen sene Konyaspor ile Süper lige çıktıktan sonra o takımdan 3 kişi kaldık. Beni takıma kaptan yaptılar. Sezon başlarken takım kadrosuna alındım ancak 4 gün kala teknik direktör Ziya Doğan benimle çalışmak istemediklerini söyledi. 2 gün kala da Altay Kulübü tarafından arandım. Daha sonra başkanımız aradı ve samimiyetine güvenerek 1 saat içinde görüşmek için geldim ve transferim gerçekleşti.

Altay’ı tercih etmenin nedeni nedir ve gelirken ne düşünüyordun?

Trabzonspor’da oynarken de Altay tarafından istenmiştim ve bende Altay’a gelmek istemiştim ama o zaman kısmet olmamıştı. Altay’da oynamayı çok istiyordum ve şimdi nasip oldu. Ayrıca Altay çok büyük bir kulüp ve adı beni cezp etti. Çünkü İzmir denince akla Altay gelir. Karşıyaka ve Bucaspor da iyi takım ama İzmir denince aklıma Altay geliyor. Adı yetiyor: Büyük Altay.

İzmir’e alışabildin mi?

İzmir’i daha önceden de biliyordum. İlk Genç Milli maçımı İzmir’de Altay Alsancak Stadı’nda oynamıştım oradan da sempatim vardı. Ayrıca Manisaspor’da oynarkende fırsat buldukça geliyordum ama Altay daha çok sevdirdi İzmir’i bana.

İzmir’de neler yapıyorsun, nerede kalıyorsun, vaktini nasıl geçiriyorsun?

Şu anda tesislerde kalıyorum. Antremanlar, kamplar, hafta sonu maç derken çok fazla vaktimiz olmuyor. Boş vakitlerimi de takım arkadaşlarımla geçiriyorum genelde.

Peki Altay’a alışabildin mi? Takım arkadaşlarınla aran nasıl?

Bu kadar takım gezdim ama Altay’da ki arkadaşlığı hiçbir yerde görmedim. İlk geldiğim gün beni aralarına aldılar hemen. Takım arkadaşlarım olsun yönetimimiz olsun çalışan personellerimiz olsun çok samimi ve sıcak davrandılar. Zaten bu ortamı bildiğim için Altay’a geldim. Daha önceden tanıdığım takım arkadaşlarımda vardı ve hiçbir şekilde uyum sorunu yaşamadım.

Lige pek iyi başlayamadık. Sıkıntılı bir başlangıç yaptık ama Rize maçındaki olumlu futbol gelecek için bize umut verdi. Şu an takımdaki hava nasıl?

Yeni bir takımız ve belli bir uyum sorunumuz oldu ve yavaş yavaş atlatıyoruz. Ayrıca en büyük sıkıntımız bir türlü hava yakalayamıyorduk. Karşıyaka’yı içerde, Orduspor’u deplasmanda yenmemize rağmen o maçlardan sonra yakalayamadık o havayı. Ama Rizespor maçına sahaya çıkarken ki motivasyonumuz apayrıydı, hepimiz o maçı kazanmak istiyorduk, takım olarak birbirimize kenetlendik ve nihayetinde maçı kazandık. Galip geldiğimiz zamanlar İzmir’in, Altay’ın, taraftarımızın tadına doyum olmuyor ve inşallah bu böyle devam edecek. Ben bu havayı yakaladığımızı Akhisar’ı yenerek göstereceğimize inanıyorum.

Sahada inanılmaz bir hırsın var. Yeri geliyor tekmeye kafanı sokuyorsun. Cesaretin ve azmin ile taraftarların büyük hayranlığını ve takdirini kazandın. Bu kadar hırs, azim nereden geliyor?

Ben Karadenizliyim, Trabzonluyum. Bizde biraz hırçınlık vardır. Ama bunun dışında ben her zaman işimin hakkını vermeye çalışıyorum. Ben defans oyuncusuyum ve defans oyuncusu olarak her zaman kuvvetli ve rakibe karşı belli bir sertlikte olmalıyız. Ayrıca kimse futboldan ölmedi, en fazla kaşım gözüm yarılır ki çok fazla yaşadım bunu.

Maça nasıl hazırlanıyorsun ve maçlara nasıl bir psikoloji ile çıkıyorsun?

Çok farklı bir durum. Benim öncelikli hedefim önümüzdeki maçı kazanmaktır. Şampiyon oluruz ya da olmayız daha sonra düşüneceğim konudur. Her hafta aynı takımla oynuyorsan kendinden çok takım arkadaşını düşünmen gerekiyor. Herkes bireysel olarak sivrilebilir ama öncelikle arkadaşının açığını kapatabilirsen o zaman çok daha güzel şeyler olur. Rize maçında da bu şekilde çıktık sahaya. Hepimiz birbirimizin açığını kapatarak oynadık. Hatta bir ara maç esnasında ceza sahamız içinde arkamda Thernand’ı gördüm, benim kadememde yardıma gelmiş.

Çoğunlukla seni sağ bekte oynarken hatırlıyoruz. Hatta Trabzonspor’da Cafu deniyordu sana. Belli dönemlerde Sol bekte de oynadığın oldu. Stoperde de oynuyorsun ki son Rizespor maçında harika bir performans sergiledin. Defansın her bölgesinde başarılı bir şekilde oynayabiliyorsun. Bunu neye borçlusun ve sana göre en iyi oynadığın mevkii neresidir?

Benim asıl pozisyonum stoperdir. Trabzonspor’da alt yapıda stoperdim ama A Takıma çıktığımda fiziksel olarak yetersizdim ve sağ bek oynamaya başladım, daha sonra sol bekte de görev yaptım ama dediğim gibi asıl yerim stoperdir. İhtiyaç anında defansın her bölgesinde oynayabilirim. Bu sezon Karşıyaka maçında sağ bekte görev yaptım ve yerimi yadırgamadım. Bir defans oyuncusu defansın her bölgesinde görev yapabilir çünkü savunma yaparken ne yapacağımızı biliriz. Stoper oynarken sağ ve soldaki defans oyuncularını görüyoruz ve ne yapması gerektiğini biliyoruz. Bu sadece benim için geçerli değil çoğu defans oyuncusu bunu yapabilir. Bu konuda küçük nüans farkları olabilir. Belki ben diğer defans oyuncularına göre daha hızlıyımdır ve bu benim işimi kolaylaştırır. Birde Trabzon’da herkesin hayatı futboldur, çok küçük yaştan itibaren ve hayatımın her anında futbol oynadığımdan da kaynaklanıyor olabilir.

Coşkun Hoca geldikten sonra iki gol attın. Kornerlerde olsun pozisyon icabı olsun sık sık ileriye çıkıyorsun. Coşkun Hoca ile bağlantılı mı yoksa ileriye çıkman pozisyon icabı kendiliğinde mi gelişiyor?

Şöyle söyleyeyim Ercan Hoca döneminde de ben ileriye çıkıyordum, bu tamamen şans işi, ilk haftalarda da ileriye çıktım pozisyona girdim ama atamadım, gol atmak son maçlara kısmet oldu. Ayrıca Coşkun Hoca futbolcuyu pek sıkmayan bir hoca, böylece futbolcuda kendini rahat hissediyor, kendime güveniyorum. Son Rizespor maçında da çok gol kaçırdık golden önce ceza sahasına girerken gol atacağıma inanarak girdim ki maçtan önce abime gol atacağımı söylemiştim. Maça çıkarken de Mandanda bana gol atacağımı söylemişti.

Coşkun Hoca hakkında ne düşünüyorsun, nasıldır, futbolcuları ile ilişkileri nasıldır?

Coşkun Hoca espritüel, futbolcusunu anlayan ve futbolcusunu sıkmayan bir hocadır. Futbolcusunu dinliyor, anlıyor, seviyor, içinde ne varsa hemen söylüyor, çok karakterli ve adaletli bir hoca. Onunla çalışmaktan dolayı mutluyum.

Sezona başlarken başkanımız Ahmet Taşpınar özellikle “şampiyonluk" kelimesini telaffuz etmekten kaçınıyordu ama en son Ampute Futbol Takımızın yemeğinde hedefimizin şampiyonluk olduğu söyledi. Bu konu hakkında ne düşünüyorsun? Altay’ın hedefi nedir, ne olmalıdır?

Öncelikle şunu söylemek isterim Başkanımız hedefe çok fazla inanmış. İlk haftalarda tökezlesek te bizde inandık. Altay’ın öncelikli hedefi şu an içinde bulunduğu durumdan kurtulmaktır. Geçen hafta 14. sıradaydık bu hafta 9. olduk. Şu anki hedef ilk 6’dır ama ilk 6’ya girdikten sonrada ilk 2’ye girmek hiçte zor değildir. Bu ligde her an her şey değişebiliyor. Hedefe inandıktan sonra her şey olur. Biz Rize maçında inandık ve maçı aldık. Şimdi önümüzde Akhisar karşılaşması var inşallah o maçı da kazanıp yolumuza devam edeceğiz. Adım adım ilerlemeliyiz.

Altay’da ki hedeflerin ve gelecek için planların nelerdir?

Süper Ligde Altay’da oynamayı isterim. Eğer Altay Süper Lige çıkamazsa ve Süper Lige transfer olmazsam Altay’dan başka takımda oynamak istemem. Çünkü bu ortamı gördükten sonra inanın hiçbir yerde oynamayı düşünmedim hiç.

Gelecek için hedeflerin nelerdir? En uç hedefin nedir? Nerede olmak istersin?

Hedeflerimi kademe kademe yaratıyorum. Öncelikli hedefim Altay’da başarılı olmaktır. Her futbolcu gibi bende milli takımda oynamak isterim. En uç hedefim ise Nesta hayranı olduğumdan dolayı Milan’da oynamak isterim.

Örnek aldığın ya da tarzını beğendiğin futbolcular var mı?

Dediğim gibi Nesta’ya büyük bir hayranlık duyuyorum. Onun dışında beni çok etkileyen bir defans oyuncusu olmadı. Geçmiş dönemlerden Trabzonsporlu Ogün’ü örnek alıyordum ve şu an Galatasaray’da oynayan Neill’in tarzını beğeniyorum.

Yıllardır süre gelen bir alışkanlığımız, geleneğimiz vardır: Altay Marşı. Takımın bir bütün olmasını tetikleyen unsurlardan biridir. Marşımızı biliyor musun ve galip geldiğimiz maçlardan sonra soyunma odasında söyleniyor mu?

Maçlardan sonra sürekli söylüyoruz. Dinleye dinleye ezberledim bende. En son Rizespor maçından sonra soyunma odasını Altay Marşı ile yıktık.

Yaşanan hayal kırıklıkları ile birlikte bu sene taraftar sayımızda düşme olsa da her maça gelen, en kötü günlerde bile takımı yalnız bırakmayan kemik bir kitlemiz var. Taraftar hakkında ne düşünüyorsun?

Çok samimi bir taraftar kitlesinin olduğunu düşünüyorum Buraya ilk geldiğimde de hoşgeldin mesajları aldım. Maçtan sonra tebrik mesajları alıyorum. Takımını karşılıksız seven bir taraftar grubu var. Aldığımız mağlubiyetlerden sonra 14. sıraya düştük ama buna rağmen bizi desteklemeye gelen çok taraftarımız oldu. Bana göre tribün doluydu çünkü geçen sene Konyaspor ile şampiyonluğa oynarken çoğu maçta bundan daha az seyirciye oynuyorduk. Maç boyunca takımını destekliyor ve arada çatlak ses neredeyse hiç gelmiyor. Başarı geldikçe taraftarımıza doyum olmayacağını düşünüyorum.

Altay taraftarından beklentin nelerdir, onlara mesajın var mı?

Bu takım iyi yerlere gelecek. Biraz bu takıma inansınlar, güvensinler. Yeni takım olduğumuz için taşlar yavaş yavaş yerine oturuyor. Herkes birbirini yeni tanıyor, uyum süreci atlatılıyor, biraz sabretmelerini istiyorum. Sonuçta bu takımın sahibi onlardır, taraftardır. Bizler gideriz yeni futbolcular gelir onlar gider yenileri gelir. Kalıcı olan taraftardır, çok iyi bir takımımız var, sadece biraz bize güvensinler, ben inanıyorum Altay’ı Süper Lige çıkaracağız.

Bize vakit ayırdığın ve samimi sohbetin için teşekkür ederiz...




 



15 yorum 1825 tekil okunma
    Bu habere toplam 15 yorum yapılmıştır.
    Yorum yazabilmek ve okuyabilmek için üye girişi yapınız.