ilaç rehberi enerji
Altay
       
Üye Girişi
Üst Üste 2. Galibiyet 05 Aralık 2016  
0
Olağanüstü Kongre Yapıldı 05 Aralık 2016  
0
Özlediğim Altay... 28 Kasım 2016  
0
Tribünümüzden Kötü Haber 21 Kasım 2016  
0
Düşüş devam ediyor 13 Kasım 2016  
0
 
Altay 9 Günde Telafi Edecek 25 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Hedefim 3. Şampiyonluk 25 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Güven geri geldi devamı da gelsin 24 Ekim 2016  
0 Murat Arabacı  
3 Puan Özlemi Sonlandı 24 Ekim 2016  
0 Hürriyet  
Atakan Mucizesi 24 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Altay Galibiyeti Unuttu 17 Ekim 2016  
0 Sabah  
Altay'da Kan Kaybı Sürüyor 17 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Altay'da Turmuş Devri 12 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Altay Büyük Fırsat Tepti 18 Ocak 2016  
0 Yeni Asır  
Altay'ın İstanbul Kabusu 14 Ocak 2016  
0 Amk  
   
Bizden Haberler

Yüksel ki Sen Kararsın Ay

29 Ekim 2010 14:26  
Sayın Orhan Berent'e grubumuza yapmış olduğu ziyareti ve onore edici yazısı için teşekkür ederiz.

Dün akşam YSKA'daki genç arkadaşlarımızın toplantısına katıldım. Daha önce adlarını sıkça duyuyordum, fakat tanışmak nasip olmamıştı. Gerçi grup üyelerinden Bekir kanalıyla Altay hakkındaki bazı makalelerimi sitelerinde yayınlamışlardı ama dün ilk kez yüz yüze görüştük.

YSKA diğer taraftar gruplarından farklı bir oluşum. Özünde bir taraftar grubu ancak taraftarlığın dışında da farklı aktiviteleri mevcut. Her şeyden önce endüstriyel futbola karşılar ve anti-kapitalist bir duruş sergiliyorlar. Örneğin geçenlerde UPS işçilerinin sendikal örgütlenme için yaptığı direnişe destek olmuşlardı. Ağustos ayında da Tanıl Bora, Metin Kurt ve Bursasporlu İvan Ergiç'in de katıldığı Karaburun Bilim Kongresine gitmişlerdi. Bu kongre etkinlikleri arasında endüstriyel futbolun tartışıldığı paneli dinlemişlerdi. Özetle YSKA futbolun emek yönüyle ilgileniyor. Bu da onu diğer taraftar gruplarından ayırıyor. Diğer şehirlerde ve başka kulüplerde de son zamanlarda böyle bilinçli taraftar grupları çoğaldı. Örneğin Forza Livorno, Halkın Takımı, Tekyumruk, FenerbahCHE gibi sol tandanslı topluluklar türedi.

YSKA içinde değişik sınıflardan insanlar var. Kimisi işçi, kimisi esnaf, kimisi memur, kimisi öğrenci, kimisi müzisyen, kimisi işsiz. Halkın içinden geliyorlar. Öyle sentetik ve aile korumalı bir hayat sürmedikleri yüzlerinden, tavırlarından belli. Fakat asla lümpen değiller. Kitap okuyorlar ve dogmatik fikirlere bel bağlamıyorlar. Anti-kapitalist görüşlere sahipler ama bizim zamanımızdaki gibi sadece Marxist düşünürlerin laflarını ezberleyip ukalalık yapmıyorlar. Altay'ı militanca seviyorlar ancak şiddete prim vermiyorlar.

Yurtsever insanlar ama bağnaz milliyetçi, ırkçı düşünceler taşımıyorlar. Hatta içlerinde yabancı uyruklular bile var. Zaten Altay taraftarı karşı kıyıdaki (Yunanistan) Apostolos Mavrakis'in İzmir ve Altay sevgisini de bilir. Yaşadıkları şehri İzmir'i çok seviyorlar ama bazı İzmirliler gibi elitist havalara girmiyorlar. Onları bir araya getiren Altay aşkı. Kapalı tribüne yuva yapmış, hayattan kopuk teenager havasında da değiller. Tam tersine içinde Altay sevgisi taşıyan her insana sempatiyle bakıyorlar. Bulvar çocuğu da değiller. Zaten buluştuğumuz yer Roman mahallesinin hemen dibiydi. Her sabah İzmirli emekçilerin işlerine gitmek üzere geçtiği caddenin yakını. İsmi ile müsemma. İşçiler Caddesi.

Onlarla Altay ağırlıklı sohbet ederken zamanın nasıl geçtiğini anlamadım. Futbol takımındaki kötü gidişten mazideki şanlı günlerimize kadar hep Altay'ı konuştuk. 2001'deki Diyarbakırspor maçını bir kez daha hatırladık. Orada egemen sınıfların eliyle futbolun nasıl bir uyuşturucu halini aldığını ve 2001'de Diyarbakır'da Altay'a karşı tezgahlanan çirkin oyunların arkasında kimlerin olduğunu irdeledik. Etnik ayrımcılığı kaşıyanları ve onu futbol sahalarına taşıyanları lanetledik.

Konuşmanın sonlarına doğru bir "death metal" muhabbeti açıldı. Birkaç üye bu müzik türünün fanı çıktı. Bir yarım saat de metal müzik üzerine lafladık. Tüm arkadaşlarda gözlemlediğim önemli bir özellik daha var. Kimi bilinçli insanlarda -genç olsun yaşlı olsun- didaktik ve sıkıcı bir hava olur. Halbuki bu gençler öyle değil. Gayet esprili ve neşeli, tribün jargonundan haberdar, hayat dolu insanlar.

Bitirirken şöyle diyeceğim. YSKA, Altay'a yakışıyor. Altaylı olmak bir şereftir, bu şerefin yanında bir de onlarla iftihar ediyoruz. Zaten Altaylı niceliğe değil niteliğe bakar. Kalabalıklarla övünmektense Altaylı olmanın ayrıcalığını yaşar.

Kaynak: orhanberent.blogspot.com
 



0 yorum 1638 tekil okunma
    Bu habere henüz yorum yapılmamış.
    Yorum yazabilmek ve okuyabilmek için üye girişi yapınız.