ilaç rehberi enerji
Altay
       
Üye Girişi
Üst Üste 2. Galibiyet 05 Aralık 2016  
0
Olağanüstü Kongre Yapıldı 05 Aralık 2016  
0
Özlediğim Altay... 28 Kasım 2016  
0
Tribünümüzden Kötü Haber 21 Kasım 2016  
0
Düşüş devam ediyor 13 Kasım 2016  
0
 
Altay 9 Günde Telafi Edecek 25 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Hedefim 3. Şampiyonluk 25 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Güven geri geldi devamı da gelsin 24 Ekim 2016  
0 Murat Arabacı  
3 Puan Özlemi Sonlandı 24 Ekim 2016  
0 Hürriyet  
Atakan Mucizesi 24 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Altay Galibiyeti Unuttu 17 Ekim 2016  
0 Sabah  
Altay'da Kan Kaybı Sürüyor 17 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Altay'da Turmuş Devri 12 Ekim 2016  
0 Yeni Asır  
Altay Büyük Fırsat Tepti 18 Ocak 2016  
0 Yeni Asır  
Altay'ın İstanbul Kabusu 14 Ocak 2016  
0 Amk  
   
Bizden Haberler

"Altay Bir Sevdadır"

09 Eylül 2010 14:36  
5 Eylül 2010 tarihinde Karaburun'da yapılan Bilim Kongresi'nin, "Endüstriyel Futbol" oturumunun ardından eski futbolcularımızdan Metin Kurt ile gerçekleştirdiğimiz kısa ama samimi röportajı sizlerle paylaşıyoruz.

Öncelikle kısaca Metin Kurt'u tanıyalım:
1966-1967 sezonunda takımımızda oynamış, ilk Türkiye Kupası Finalinde kadromuzda bulunan futbolculardandır, Metin Kurt. Türkiye’de Futbolcular Sendikasını kurmaya calışan, yeşil sahalarda hakkını arama mücadelesini vermiş ilk isim. 1967-1968 sezonunun sonunda PTT'ye transfer olduktan 6 ay sonra Galatasaray'a transfer olmuştur. Futbolculuk döneminin altın çağını yaşarken hakkını aramaya başlaması ile birlikte Türk Spor basını ile kulüpler birliğinin yardımıyla adeta futbol camiasından afaroz edilmiştir. Yapmak istediği ise futbolcuların hakkı olan "Sporcu Sendikası" nı kurmaktır.

Metin Kurt ile gerçekleştirilen röportaj:

-1966-1967 sezonunda daha 17 yaşındayken Altay'da, Türkiye Kupası Finalinde kadrodaydınız. Rakip Göztepe idi ve berabere biten maç sonunda bozuk para atışı ile kupayı kazanmıştık. O maçtan bahseder misiniz?

O maçta oynatılmam gerektiğine inanıyordum. Daha çok gençtim ama günlerce bu maçı bekledim. Ancak sadece kadroya alındım. Eğer kupa kazanılırsa Teknik Direktörümüz Halil Bıçakçı beni Cumhurbaşkanlığı Kupası maçında oynatacağına söz verdi. O zamanlar en güçlü takımlardan biriydik. Kadroya baktığımız zaman benim bölgemde Aytekin (Volkswagen Aytekin) oynuyordu. E onu nasıl kesebilirdim ki! Sağ açıkta fırtına gibiydi.

-Peki kupa kazanıldığına göre verilmiş olan bir söz vardı. Cumhurbaşkanlığı Kupası maçında oynatıldınız mı?

Tabii oynadım. İlk 11'de maça başladım. Zaten o maçta çok iyi oynadığım için PTT'ye transfer oldum. O zamanlar şimdiki gibi profesyonel sözleşme yok. Amatör sözleşme imzalıyorsun. Menajer, futbol şube sorumlusuda yok. Abim hangi takımda oynayacksın derse o takımda oynuyorum. Cumhurbaşkanlığı kupası maçı Ankara'daydı ve abimle PTT'nin hocası maçı beraber izliyor. Maçın devre arasında abim PTT'nin hocasıyla anlaşıyor ve ben PTT'ye transfer oluyorum. Babam, ben küçük yaştayken vefat ettiği için evin en büyüğü o. Ne derse o oluyor.

-Teknik Direktör Halil Balıkçı gençlerle çalışmayı seven ve gençlere daha fazla şans tanıyan biriymiş. Siz ne diyorsunuz?

Evet gençlerle çalışıp sürekli Macar ekolünden bahsederdi. Hatta o yönde futbolu oynatmaya çalışırdı bizlere. Bağıra bağıra Macar takımının neler yaptığını anlatırdı. Çok değerli ve Altay kulübünü canından çok seven biriydi.

-Profesyonel sözleşme yok ama profesyonel ligde oynuyorsunuz. Bunu biraz daha açar mısınız?

Aynen öyleydi. Profesyonel sözleşme yok ortada, hatta Mustafa Denizli'de bile yoktu. İzmir Şampiyonasında (amatörde) Denizgücü şampiyon oldu. Türkiye Şampiyonası maçlarında kadroda bizde vardık. Ben ve Mustafa Denizli. Sadece Altay'dan topçu almıyorlar. Altınordu, Göztepe, İzmirspor ve Karşıyaka'da futbolcu veriyor. Vermek zorunda gibi bir şey hatta, İzmir takımlarının dayanışması söz konusu.

-Peki Altay denince;

Elif-lam-te-elif-ye! Altay! Altay! Altay. Bir kere Altay'ın çok büyük bir camia olduğuna inandım. İlk milli takıma orada çağırıldım. Mersin'de Ümit Milli Takımın Romanya ile oynadığı maçta Mustafa Denizli ile beraber oynadık. İlk 11'de maça başladık. O santrafor oynuyordu, bende sağ açıkta. İlk defa Türkiye Kupası finalindeydim. Cumhurbaşkanlığı kupası finalinde Beşiktaş'a karşı oynadım. Bunların hepsi bir yıl içersinde oldu. Bir de Mustafa ile beraber sık sık kordon'a giderdik. Ayrılmak istemediğim halde abim anlaştığı için PTT'ye geçtim.

-Zaman kısıtlı olduğu için son soruyu sormak istiyorum. Taraftar için neler diyorsunuz?

Bir kere Göztepe ve Karşıyaka'nın rakip olamayacağını bilmesi lazım taraftarın. Çünkü, Altay bir sevdadır. Benim zamanımda gözlemlediğim buydu. 90 dakika futbolcusuna destek vermesi gerekir. Oyuncu kötü oynayabilir, yetersiz olabilir. Ama üstünde Altay arması varsa küfürü hak etmemiştir. Ayrıca yönetimin kuklası olmamalı taraftar.

-Metin Hocam bize zaman ayırdığınız için Yüksel ki Sen Kararsın Ay taraftar grubu olarak size çok teşekkür ederiz.
 



6 yorum 2650 tekil okunma
    Bu habere toplam 6 yorum yapılmıştır.
    Yorum yazabilmek ve okuyabilmek için üye girişi yapınız.